buji-nedir

Buji Nedir, Bujilerde Sorun Olduğu Nasıl Anlaşılır?

buji-nedirBu yazımızda araçların önemli parçalarından olan bujilerden bahsedeceğiz. Bujiler için kısaca araçların ateşleme sistemleridir desek yanlış olmaz. Bujilerin asıl görevi, motor silindirleri içerisine yanmak üzere gönderilen hava – benzin karışımını, kıvılcım ile birlikte patlatarak motor içerisinde güç üretilmesi için gerekli olan devri başlatmasıdır.

Buji Nasıl Çalışır?

Bujiler, patlama için gerekli olan kıvılcımın enerjisini bobinlerin ürettiği elektrik enerjisinden alırlar. Bobinler tarafından üretilen elektrik enerjisi bujilere geldiğinde, bujiler tarafından kıvılcım şeklinde motor pistonları içerisine gönderilir ve burada yanma olayı gerçekleşir. Yanma olayı gerçekleştikten sonra motor çalışmaya başlar.

Bujilerin Arızalı Olduğu Nasıl Anlaşılır?

Bujilerin arızalı olduğunun ilk göstergesi motorun teklemesidir. Motor düzgün çalıştırılamaz. Motorun doğru düzgün ateş alamaması bujilerin bozulduğunun açık bir göstergesidir. Hatta bujiler tamamen bitmişse, araç motoru hiç çalıştırılamayabilir.

Bujilerin arızalı olduğunun ikinci göstergesi de yakıt tüketimindeki artıştır. Bunun sebebi de, motor pistonlarının içerisine gönderilen benzinin artması, buna rağmen aracın bir türlü çalıştırılamaması sebebiyledir. Benzin miktarı artar ancak motor hala çalışmaz. Sonuç yüksek yakıt sarfiyatıdır.

Bujilerin arızalı olduğunun bir diğer göstergesi de, motorun boğulmasıdır. Bunun sebebi de bir önceki paragrafta yazdığımız ile paraleldir. Çünkü bujiler motoru ateşleyemedikçe, benzin hava karışımı motorun içine daha da çok gönderilir ve motor boğulmaya başlar. Motorun boğulması durumunda neler yapılması gerektiğini buraya tıklayarak öğrenebilirsiniz.

Motor uyarı ışığını yanıyor olması da bujilerin bozulduğunun bir göstergesi olabilir.

Bujilerin Eskidiğini Bujilere Bakarak Anlayabilir miyiz?

Elbette anlaşılabilir. Bujilerin tırnak kısımları normal boyutlarında değilse eskimiş demektir. Normal tırnak boyları 0,6 mm ile 0,8 mm arasındadır. Ancak bu değerlerin aracın markasına ve modeline göre değiştiğini de belirtelim. Bujiler yeni bile alınmış olsa, eğer bujilerin tırnak aralığı uyumlu değilse motorda ateşleme sorunlu olarak gerçekleşir. Zayıf bir yanma, benzinin bir kısmının yanmadan egzozdan yanmadan çıkmasına sebep olur. Bu durumda yakıt sarfiyatı da artacaktır.

Bujilerin üzerinde yağ tortusu bulunması da bujilerin yanmasını etkileyecektir. Aslında bujilerin üzerine yağ gelmesi sorunu, direk bujilerle alakalı bir durum değildir. Daha çok motorun herhangi bir aksamında yağ kaçağı olduğunun göstergesidir. Sonuç olarak yağ tabakası bujilerin kıvılcım oluşturma yeteneklerini azaltacaktır.

Kullanımına bağlı olarak, bujilerin elektrotları üzerinde yabancı maddeler birikebilir veya bujilerin elektrotları birbirine kaynayabilir. Bu durumda da bujilerin değiştirilmesi gerekmektedir.

Aslında bujiler motorun diğer bütün aksamları gibi kullanıldıkça eskimektedir. Buna bağlı olarak sürekli şehir içinde kullanılan bir aracın bujileri beklenilenden daha erken bir vakitte eskiyebilir. Aynı şekilde sürekli şehir dışında çalışan bir aracın da bujileri normalden daha uzun süreler bozulmadan kalabilmektedir. Bu yüzden eğer aracınızda yukarıda saydığımız sorunlar oluşmaktaysa, bujileri en yakın yetkili servise göstermenizi ve gerekiyorsa bujilerin değiştirilmesini öneririz.

fiat_linea_kiralama

Fiat Linea, Toyota Corolla, Ford Focus ve Volkswagen Jetta Karşılaştırması, Hangisi Daha İyi?

fiat_linea_kiralamaBu yazımızda Türkiye’deki en popüler 4 tane C sınıfı araçların özelliklerini karşılaştıracağız. Türkiye’de 2013 yılında C modeli araçların satış grafiklerine baktığımızda Fiat Linea, Toyota Corolla, Ford Focus ve Volkswagen Jetta modellerinin en çok satılan C sınıfı araçlar olduklarını görüyoruz. Bu araçların elbette bu kadar popüler olmalarının kendilerine göre sebepleri bulunmakta. Şimdi müşterileri bu araçlara yönlendiren sebepleri inceleyelim.

İncelemeye başlamadan önce, 2013 yılında bu 4 araç modelinin hangisinden kaç adet satıldığına bir bakalım. Türkiye’de 2013 yılında tahmini olarak 37.378 adet Fiat Linea, 12.066 adet Toyota Corolla, 19.398 adet Ford Focus Sedan, 17.353 adet Volkswagen Jetta satışı gerçekleşmiştir.

Performans Karşılaştırması

Bir aracın performansı denildiğinde elbette akla gelen ilk kıstas beygir gücü olmaktadır. Bu 4 aracın beygir güçlerini karşılaştırdığımızda ise karşımıza şu şekilde bir sıralama çıkıyor:

-          Fiat Linea, 105 beygir,

-          Toyota Corolla, 132 beygir,

-          Ford Focus, 125 beygir,

-          Volkswagen Jetta 122 beygir gücündedir. Görüldüğü üzere bu sıralamaya göre Toyota Corolla açık ara öne geçmektedir.

Şimdi de araçların performanslarının bir başka kıstası olan maksimum çıkabildikleri hızlarına bakalım:

-          Fiat Linea, saatte 190 km,

-          Toyota Corolla, saatte 190 km,

-          Ford Focus, saatte 198 km,

-          Volkswagen Jetta saatte 202 km hızlara ulaşabilmektedirler. Burada da görüleceği üzere her ne kadar bu 4 araç modelinin de maksimum hızları arasında çok fazla fark olmasa da Volkswagen Jetta en fazla maksimum hıza çıkabilen araçtır.

Şimdi de performans değerlendirmesinin bir başka ölçütü olan ivmelenme güçlerine bakalım. Bu 4 araç saatte 0 km hızdan 100 km hıza;

-          Fiat Linea, 11,0 sn’de,

-          Toyota Corolla, 11,1 sn’de,

-          Ford Focus, 11,0 sn’de

-          Volkswagen Jetta 9,8 sn’de çıkabilmektedir. Bu ölçütte de Volkswagen Jetta modelinin diğerlerinden daha önde olduğunu görmekteyiz.

Şimdi de araçların performans değerlendirmeleri denildiğinde önemli bir ölçü olan motor hacimlerine bakalım;

-          Fiat Linea, 1598 cc,

-          Toyota Corolla, 1598 sn,

-          Ford Focus, 1596 sn,

-          Volkswagen Jetta 1390 cc, değerlerinde olduğunu görürüz.

Ekonomik Karşılaştırma

Şimdi de araçların değerlendirilmesinde göz önüne alınan bir diğer kıstas olan ekonomi konusuna gelelim. Her 4 araç için de yıllık vergi 768 TL’dir. Bunun yanı sıra araçların fiyatlarını karşılaştıracak olursak:

-          Fiat Linea 54.600 TL,

-          Toyota Corolla 66.570 TL,

-          Ford Focus 57,530 TL,

-          Volkswagen Jetta 64,200 TL,

Şeklinde olduğunu görürüz. Ekonomi denildiğinde arabalar için bir diğer ölçüt olan 100 km başına ortalama tükettikleri yakıt değerlerini ele almadan geçmek olmaz. Her 4 araç ta 100 km’de ortalama olarak;

-          Fiat Linea 5,1 lt,

-          Toyota Corolla 5,6 lt,

-          Ford Focus 6,0 lt,

-          Volkswagen Jetta 6,0 lt,

Şeklindedir. Bütün bu değerleri göz önüne alarak bu araçları değerlendirdiğimizde daha doğru sonuçlara ulaşacağımız aşikârdır.

Not: Bu değerlendirme sırasında araçların motor seçenekleri şu şekildedir: Fiat Linea 1.6 Multijet Urban, Toyota Corolla 1.6 Touch Multidrive S, Ford Focus HB 1.6 Trend X ve Volkswagen Jetta 1.4 TSI Trendline DSG.

2014-Toyota-Corolla-Sedan-Render-1 focus-ecoboost-mu-golf-7-tsi-mi-alinir-8 golf-mu-jetta-mi-2013-6

dsc05008z

Araçlarda Su Kaynatma Neden Olur?

dsc05008zBu yazımızda araçların su kaynatma nedenlerini ve bu soruna karşı neler yapılabileceğine değineceğiz. Aracın su haznesindeki suyun beklenenden daha kısa sürede bitmesi veya su haznesindeki suyun normalden çok daha fazla ısınarak kaput üstünden dahi görünecek şekilde buhar salması olayına su kaynatma denilir.

Aracın su kaynatmasının iki temel sebebi vardır. İlki su haznesinde, su iletim borularında veya bu boruların eklem yerlerinde oluşan çatlak veya gevşemelerdir. Böyle bir durumda elbette soğutma suyu hızlı bir şekilde azalacaktır.

Aracın su kaynatmasının ikinci sebebi ise, araç motorunun normalden daha fazla ısınarak hararet yapması ve yükselen ısı sonucunda su haznesindeki suyun kaynamaya başlamasıdır. Böyle bir durumda yapılması gereken ilk şey, aracın en yakın müsait yerde yol kenarına geçirip durdurularak motorun soğumasını beklemektir. Kaputu açarak motorun daha hızlı soğumasını sağlayabilirsiniz. Ancak bu durumda kesinlikle su haznesini açarak içerisine su doldurmaya kalkışılmamalıdır. Çünkü kaynamakta olan su haznesinden dışarıya doğru fışkırmaya başlar ve bu da çeşitli yaralanmalara sebebiyet verebilir.

Motorun soğuduğundan emin olduktan sonra su haznesini açarken de çok dikkatli olunmalı ve su haznesinin kapağı yavaşça açılmalıdır. Çünkü aracın su ile ilgili kısımları kapalı bir devre içerisinde basınçla çalışırlar. Bu yüzden kapak birden açılmamalıdır. Öncelikle kapak yavaşça çevrilmeli, su haznesinden içeriye hava giriş – çıkışı sağlandıktan ve basınç durumu dengelendikten sonra kapak kaldırılabilir.

Eğer araç motoru hararet yapmış ise bu şekilde yola devam etmek sakıncalıdır. Bu durumu Araç Motorunun Hararet Yapması Durumunda Yapılması Gerekenler Nelerdir? Başlıklı yazımızda incelemiştik. Okumanızı tavsiye ederiz.

Aracın su kaynatmasının üçüncü sebebi ise araçtaki soğutma sistemi arızalarıdır. Özellikle de yoğun trafik sırasında araç yeterince rüzgâr ve hava alamayabilir. Bu durumda araç kendi içerisindeki suyu kendi soğutma sistemi ile soğutmaya çalışır. Eğer soğutma sisteminde arıza söz konusu ise araç yine su kaynatmaya başlar.

2013-Renault-Symbol-8

Renault Symbol mü, Volkswagen Polo mu, Opel Corsa mı?

2013-Renault-Symbol-8Bu yazımızda Türkiye’de en çok satan B sınıfı model aracı olan Renault Symbol* ile Türkiye’de en çok satan ikinci model olan Volkswagen Polo** ve en çok satan üçüncü model olan Opel Corsa*** modellerini karşılaştıracağız.

Performans

Performans denildiğinde akla ilk gelen ölçüt elbette beygir gücüdür. Sırasıyla bu 3 aracın beygir güçlerine baktığımızda;

-          Renault Symbol 90 beygir,

-          Volkswagen Polo 180 beygir,

-          Opel Corsa 100 beygir.

Görüldüğü üzere Volkswagen Polo 180 beygirlik gücü ile açık ara öndedir ancak bu beygir gücünü etkili kullanabilmek te bir o kadar önemlidir. Bunu da anlamak için araçların maksimum hızlarına bakmamız gerekir.

-          Renault Symbol saatte 167 km,

-          Volkswagen Polo saatte 229 km,

-          Opel Corsa 172 km.

Bu 3 modelin ivmelenmelerini karşılaştırdığımızda ise karşımıza şu şekilde bir tablo çıkıyor; Her 3 model de 0 km hızdan 100 km hıza:

-          Renault Symbol 12,2 sn’de,

-          Volkswagen Polo 6,9 sn’de,

-          Opel Corsa 13,9 sn’de çıkmaktadır.

Araç seçiminde bir diğer önemli faktör olan motor hacimlerine baktığımızda ise;

-          Renault Symbol 1461 cc,

-          Volkswagen Polo 1390 cc,

-          Opel Corsa 1398 cc.

Gibi bir tablo görürüz. Performans açısından bakıldığında Volkswagen Polo’nun açık ara önde olduğunu görebiliriz.

Ekonomi

Her 3 model araç ta aynı sınıf araç olduklarından yıllık vergileri hepsinin de Şubat 2014 itibariyle 768 TL’dir. Her bir aracın birinci el fiyatlarına baktığımızda ise;

-          Renault Symbol 47,500 TL,

-          Volkswagen Polo 57,800 TL,

-          Opel Corsa 44,490 TL.

Burada sıraladığımız fiyatlarda Renault Symbol dizel, Volkswagen Polo ve Opel Corsa modelleri ise benzinli motora sahiptirler. Bu yüzden motor cinsleri de dikkate alınarak karşılaştırılma yapılırsa daha doğru sonuçlara ulaşılır.

Şimdi de bu 3 aracın yakıt tüketimlerine bir bakalım. Her 3 model 100 km’de;

-          Renault Symbol ortalama 3,9 lt

-          Volkswagen Polo 5,9 lt,

-          Opel Corsa 6,1 lt yakıt tüketmektedirler.

NOT:

*Renault Symbol 1.5 DCi Touch 90 HP modelinin özellikleri ele alınmıştır.

**Volkswagen Polo GTI 1.4 TSI modelinin özellikleri ele alınmıştır.

*** Opel Corsa 1.4i Twinport Active Otm. modelinin özellikleri ele alınmıştır.

Opel_Corsa_ExteriorView_768x432_co125_e03_007_bdi-2014_volkswagen_polo_1_4_price-321e82ba18a359e6565a886ee7acad18

Restyled C-Class for 2012MY

Direksiyonda Sertlik Sorunu Neden Olur?

Restyled C-Class for 2012MYKullandığımız aracın direksiyonlarının normal ayarları, direksiyonu çok rahat çevirebileceğimiz şekilde olmalıdır. Zayıf ve gücü az bir insanın bile az bir kuvvetle çevirebileceği direksiyonlar arızasız olarak kabul edilebilir. Ancak bazı durumlarda direksiyon haddinden fazla sertleşebilir. Öyle ki kuvvetli bir insanın bile tek kolla çeviremeyeceği kadar direksiyon sertleşebilir. Şimdi bu durumun hangi sebeplerle ortaya çıkabileceğine bir göz atalım.

Her şeyden Önce direksiyonun mekanik aksamlarında bir problem olabilir. Örneğin direksiyon kolu normalden daha fazla bir sürtünmeye maruz kalıyor olabilir. Bunun sebeplerinden ilki de direksiyon kutusundaki arızalardır. Direksiyon kutusunun içerisindeki dişlilerde bir arıza olmasından şüphelenilebilir. Dişlilerden biri veya bir kaçı arızalanmış olabilir.

Aracın kaster ayarı bozulmuş olabilir. Kaster ayarı demek aracın süspansiyonlarının da dahil olduğu tekerlek açılarının birbirine eşit olmasıdır. Bu açılar birbirine eşit olmadığı zamani araç açısı düşük olan yöne doğru kayma yapacaktır ve bu da direk olarak direksiyonun daha da zor hareket ettirilmesine neden olacaktır.

Çolak kolu da kontrolden geçirilmelidir.

Direksiyon un kendi aksamlarının arızası dışında aracın özellikle de tekerlek ve tekerlek aksamlarındaki arızalar da direksiyonun sertleşmesine sebep olabilir. Örneğin araca uygun olmayan ebatlarda tekerlek kullanmak direksiyon hâkimiyetini zorlaştırabilmektedir. Bunun yanı sıra rot – balans ayarı bozulmuş araçlarda da direksiyonlar daha da sertleşebilir.

Tekerlek basıncının azalmış olması da direksiyonu sertleştirebiir.

amortisseur-hydrauli-973c7b21e90b31728342cb14111cc5c2

Amortisör Nedir, Amortisör Arızaları Nelerdir?

amortisseur-hydrauli-973c7b21e90b31728342cb14111cc5c2Bu yazımızda aracın önemli parçalarından olan amortisörleri ve amortisörlerde meydana gelecek arızaları inceleyeceğiz. Amortisörler; bilinenin aksine araç herhangi bir tümsek veya çukurdan geçtiğinde aracın yaylanmasını sağlayan parçalar değildirler. Araç herhangi bir tümsek veya çukurdan geçtiğinde aracın yaylanmasını süspansiyon ve yay sistemi sağlar. Bu yay sistemleri çok yüksek bir enerji depolama kabiliyetine sahiptirler. Bu sayede araç herhangi bir engebeden geçtiğinde, bu engebenin araçta oluşturduğu tepki şiddetini yaylar soğurarak, sürücünün ve aracın diğer aksamlarının bu sarsıntılardan çok az etkilenmesini sağlarlar.

Ancak yaylı sistemler tek başlarına kullanılırlarsa; her ne kadar gelen sarsıntıları çok iyi bir şekilde soğursalar da, yayların yaylanma hareketlerinin durması çok zaman alacaktır. Bu da hem konforu etkileyeceği gibi aracın diğer aksamlarını da etkileyebilecektir. İşte amortisörlerin görevi de, yayların daha fazla sürede yaylanmalarını engelleyerek daha kısa süre yaylanma yapmalarını ve kısa sürede sabitlenmelerini sağlamaktır. Bu sayede aracın kontrolsüz bir şekilde sallanmasının önüne geçilmiş olur.

Amortisörler yayların içerisine konumlandırılırlar ve yaylar salınım hareketi yaptıkça yaylara ters yönde etki yaparak bu hareketlerinin devam etmesini engellemiş olurlar.

En Sık Görülen Amortisör Arızaları Nelerdir?

Araçta amortisörler arızalandığında bunun ilk belirtisi olarak aracın yol tutuşu azalır, fren esnasında aracın ön tarafı çok fazla iniş kalkış yapar, direksiyon daha da katılaşır, sertleşir ve titrer, frenler zayıflar ve aracın genel kullanımı daha zorlaşır. Bu durum amortisörlerin eskidiğinin veya bozulduğunun göstergesidir.

Ayrıca aracınız için uyumlu bir amortisör takılmamışsa, bu durumda yine sanki amortisör arızalıymış gibi hissedebilirsiniz.

Amortisörlerin arızalanması ciddiye alınması gereken bir durumdur çünkü:

-          Aracın dönüşlerde ve virajlarda yol tutuşu azalır, savrulması artar,

-          Aracın normal fren mesafesi daha da uzar,

-          Yandan esen rüzgârlara karşı daha savunmasız hale gelir,

-          Araç lastikleri daha kısa sürede aşınır,

-          Özellikle de karlı ve buzlu yollarda aracın hâkimiyeti önemli ölçüde azalır,

-          En küçük tümsek veya çukurlardan bile geçildiğinde araç daha uzun süre yaylanmaya devam eder.

Eğer aracınızın amortisörlerinde bir arıza olduğunu düşünüyorsanız hiç vakit kaybetmeden aracınızı yetkili servise gösterin. Yetkili servis gerekli gördüğü takdirde amortisörleri değiştirecektir. Ayrıca işin uzmanları her 20.000 km’de 1 amortisörlerin kontrol ettirilmesi gerektiğini söylemektedirler.

Ayrıca eğer aracınızın ön veya arka amortisörlerinde bir arıza meydana gelmişse diğer taraftaki amortisör ile birlikte değiştirilmelidir. Örneğin aracınızın ön – sol amortisörü bozulmuşsa ön – sağ amortisörü de bununla birlikte değiştirilmelidir.

img_6359

Volkswagen Passat Teknik Özellikleri Nelerdir?

img_6359Bu yazımızda Volkswagen markasına ait Passat modelinin teknik özelliklerini inceleyeceğiz. Bilindiği üzere Volkswagen Passat günümüzün en popüler araçlarından birisidir. Volkswagen Passat ilk olarak 1967 yılında üretilmiş ve satılmaya başlanmıştır. Ancak o zamanlar Passat, günümüzdekinden daha küçük bir araç olarak üretilmekteydi. İkinci kuşak Passat’lardan itibaren artık tam bir Sedan olarak üretilmeye ve aile aracı olarak sunulmaya başlandı. Ayrıca Passat kelimesi Almanca’da Alize rüzgârları anlamına gelmektedir.

Şimdi de Volkswagen Passat modelinin teknik özelliklerini inceleyelim. Volkswagen Passat tam 6 farklı motor seçeneğiyle satıştadır. Şimdi sırasıyla bu motor seçeneklerine göz atalım:

Volkswagen Passat 1,4 TSI 122 PS teknik özellikleri;

-          4 silindir 16 V benzinli motor,

-          1390 cc motor hacmi,

-          90 beygir,

-          5000 devir/dakika,

-          Elektrik kontrollü direk enjeksiyon sistemi,

-          0 km’den 100 km’ye 10,3 saniyede geçiş,

-          Maksimum hız saatte 205 km,

-          100 km’de ortalama 5,9 lt yakıt tüketimi,

-          Km’de 138 gr karbondioksit salınımı

Gibi özellikleri vardır.

Volkswagen Passat 1,4 TSI 160 PS teknik özellikleri;

-          4 silindir 16 V benzinli motor,

-          1390 cc motor hacmi,

-          118 beygir,

-          5500 devir/dakika,

-          Elektrik kontrollü direk enjeksiyon sistemi,

-          0 km’den 100 km’ye 8,5 saniyede geçiş,

-          Maksimum hız saatte 220 km,

-          100 km’de ortalama 6,1 lt yakıt tüketimi,

-          Km’de 142 gr karbondioksit salınımı

Gibi özellikleri bulunmaktadır.

Volkswagen Passat 1,6 TDI 105 PS teknik özellikleri;

-          4 silindir 16 V dizel motor,

-          1598 cc motor hacmi,

-          77 beygir,

-          4400 devir/dakika,

-          Common Rail direkt dizel enjeksiyon sistemi,

-          0 km’den 100 km’ye 12,2 saniyede geçiş,

-          Maksimum hız saatte 198 km,

-          100 km’de ortalama 4,3 lt yakıt tüketimi,

-          Km’de 114 gr karbondioksit salınımı

Volkswagen Passat 2,0 TDI 140 PS teknik özellikleri;

-          4 silindir 16 V dizel motor,

-          1968 cc motor hacmi,

-          103 beygir,

-          4200 devir/dakika,

-          Common Rail direkt dizel enjeksiyon sistemi,

-          0 km’den 100 km’ye 9,8 saniyede geçiş,

-          Maksimum hız saatte 211 km,

-          100 km’de ortalama 5,2 lt yakıt tüketimi,

-          Km’de 135 gr karbondioksit salınımı

Gibi özellikleri vardır.

Volkswagen Passat 2,0 TDI 177 PS teknik özellikleri;

-          4 silindir 16 V motor,

-          1968 cc motor hacmi,

-          130 beygir,

-          4200 devir/dakika,

-          Elektrik kontrollü direk enjeksiyon sistemi,

-          0 km’den 100 km’ye 8,6 saniyede geçiş,

-          Maksimum hız saatte 220 km,

-          100 km’de ortalama 5,2 lt yakıt tüketimi,

-          Km’de 136 gr karbondioksit salınımı

Gibi özellikleri vardır.

 

bursa-arac_bakim_ve_yag_degisimi

Motor Yağı Nasıl Değiştirilir?

bursa-arac_bakim_ve_yag_degisimiBu yazımızda motorumuzun sağlığı ve uzun ömürlü olması için olmazsa olmaz bir durum olan eskiyen motor yağının değiştirilmesi konusunu ele alacağız. Motor yağının değiştirilmesi için öncelikle eski motor yağının motor içerisinden boşaltılması gerekir. Bunun için motor tıpasının bulunması ve açılması lazımdır. Motor tıpası genellikle araç motorunun alt kısmında bulunur ve kaputu açarak üstten bakma ile görülemez.

Motor tapası açıldığında motorun içerisinde bulunan kullanılmış eski yağ tamamen döküldükten sonra motor artık yeni yağ için hazırdır. Eski yağ boşaltılırken yağın etrafa ya da çeşitli akşamlara bulaşmamasına dikkat edilmelidir. Çünkü yağ yanabilir ve bu sayede yangın tehlikesi oluşabilir.

Motor yağının değişimi sırasında yağ filtresi de mutlaka değiştirilmelidir. Çünkü yağ filtresi motor yağını süzerek içerisindeki parçacıkları tutar ve motor içerisinde temiz yağın dolaşmasını sağlar. Ancak yağ filtresinin değiştirilmesi için aracın servise götürülmesi gereklidir. Çünkü yağ filtresinin çıkarılarak yeni filtre takılması ancak servislerdeki imkânlarla mümkün olur.

Motor Yağı Ne Sıklıkla Değiştirilmelidir?

Her ne kadar piyasada 5.000 veya 10.000 gibi rakamlar telaffuz edilse de bu süreyi öğrenmenin en iyi yolu, araç kullanım kılavuzuna bakmaktır. Çünkü o araç için en ideal yağ değiştirme süresi veya km’si araç kılavuzunda belirtilen tarihlerdir. Bu sürelerden daha geç zamanlarda aracın yağı değiştirilirse araç motoru aşınabilir ve zarar görebilir.

Ayrıca araç içinkullanılması egreken motor yağının cinsi ve özellikleri de yine aracın kullanım kılavuzunda yazılıdır.

Motor Yağının İçine Katkı Maddeleri Koymak Doğru mudur?

Motor yağının içerisine özellikle de teflon içeren katkı maddeleri koymak, yağın gerekli yerlere dağılmasını önleyeceğinden dolayı motorun aşınmasına ve özellikle de sabahları daha zor çalışmasına neden olacaktır. İşin uzmanları, motor yağının katkısız bir şekilde kullanılmasını önermektedirler.

Motorun Yağ Seviyesi Nasıl Kontrol Edilir?

Öncelikle araç 1 dakika rölantide çalıştırılır ve daha sonra motor kapatılır. Motorun biraz soğumasını beklendikten sonra kaputu kaldırılır. Motor aksamının hemen yanında genellikle sarı renkli bir çubuk bulunur. Bu çubuğu kaldırdığınızda çubuğun üzerine yağ bulaşmış olduğunu görürsünüz. Çubuğun hangi seviyesine kadar yağ bulaşmışsa motorda o kadar yağ vardır demektir. Çubuğun üzerinde iki adet çizgi bulunur. Bu çizgilerden altta olanı minimum yağ seviyesini, üstte olanı da maksimum yağ seviyesini gösterir. Eğer yağ seviyesi bu iki çizgi arasındaysa yağ normal seviyelerdedir demektir.

Emin olmak için yağ çubuğunu temizleyip, motora tekrar sokup çıkartabilirsiniz.

Farklı Markalara Ait Motor Yağlarını Karıştırmak Doğru mudur?

Mecbur kalınması durumunda elbette farklı motor yağları karıştırılabilir. Ancak bu durum kesinlikle tavsiye edilmemektedir ve en kısa sürede motor yağının tekrar değiştirilmesi gerekmektedir.

Eğer iki farklı markanın yağı karıştırılmak zorunda ise; viskoziteleri (akışkanlıkları) ve cinsleri aynı olan iki yağın karıştırılması önerilmektedir.

motor-oil2010

Yağ Yakma Niçin Olur?

motor-oil2010Bu yazımızda, günümüzde en sık karşılaşılan motor problemlerinden olan yağ yakma sorununu ele alacağız. Yağ yakma veya motorun yağ eksiltmesi demek, aracın çeşitli aksamlarının daha iyi ve daha verimli çalışması için kullanılan yağın herhangi bir sebeple aniden eksilmesi demektir. Bu eksilme kimi zaman kaçaklar sebebiyle olabileceği gibi kimi zaman yağın yanması sebebiyle de oluşabilir. Şimdi bu durumun sebeplerine bakalım.

Motorun Yağ Yakması Nasıl Olur?

Şimdi sırasıyla en çok görülen yağ yakma sebeplerini inceleyelim:

-          Yağ yakmanın en çok görülen sebeplerinden ilki, aracın herhangi bir aksamındaki yağın, bir şekilde motorun içine ve yanma odasına (pistonların üst kısmına) girerek burada yanmakta olan benzin – hava karışımına karışması ve bu sayede yağın da yanmasıdır. Yağ motor içerisinde pistonların alt kısmında bulunur. Buraya pistonların daha rahat kayması için yağ eklenir. Yağ, yanma odasına kadar girebiliyorsa muhtemelen piston sekmanları aşınmaya uğramış veya pistonların sekmanlarının görevini tam olarak yerine getirememesi sebebiyle, alt kısımdaki yağ rahatlıkla yukarıya çıkabiliyor demektir. Bu sayede yağ pistonların üstüne çıkarak benzin – hava karışımına karışır ve bu sayede yanar.

 

-          Sekmanlarda sorun olmasa bile araç yüksek devirlerde kullanıldığında motor yağı yanabilir. Çünkü motor normal devirlerden daha üst devirlerde çalıştırıldığında sekmanlar sağlam olsa dahi yağ yanma odasına az da olsa girer.

 

-          Ayrıca motorun emme sistemlerindeki gevşeklikler veya arızalar da, motor yağının emilerek motor yanma odasına püskürtülmesine sebep olabilir.

 

-          Motor aksamının dışında da yağ yanması oluşabilir. Örneğin turbo sistemli araçlarda turbo sistemindeki bir arızadan kaynaklanan bir sebeple, turbo düzeneğinin içerisindeki yağ egzoza kaçabilir. Bu durumda egzoz içerisindeki yüksek basınç ve ısının etkisiyle yağ yanar ve egzozdan duman şeklinde çıkar. Genellikle turbo yatağının aşınmasıyla bu durum ortaya çıkar.

 

Motor Neden Yağ Yakar?

Yukarıda saydığımız etmenler elbette kendi başına olmaz. Örneğin motorun belirli bir dönem içerisinde yağsız kalması sonucunda, yağa en çok ihtiyaç duyan üniteler aşınabilir ve daha sonra bu ünitelere tekrar yağ eklendiğinde de aşınan kısımlardan yağ kaçağı olabilir.

Bunun dışında motor yağla hiç alakası olmayan bir hasar görmüş ve bu hasar sonrasında da yağ kaçırmaya veya yağ yakmaya başlamış ta olabilir.

Yağ Yakmaya Karşı Katkı Maddeleri İşe Yarar mı?

Katkı maddeleri yağ yakımı için genellikle işe yaramaz. Çünkü yağ kaçağı ve yağ yanması; yağın kendisinden değil, aracın içerisindeki bir arızadan kaynaklanmaktadır.

Motorun Ne Kadar Zamandan Sonra Yağ Yakması Normaldir?

Motoru gerçekten iyi kullanan, aracın periyodik bakımlarını yaptıran bir kişinin aracının, normal koşullarda 500.000 km.’den sonra yağ yakması artık normal karşılanabilir. Çünkü araç motoru ne kadar iyi kullanılırsa ve ne kadar düzenli bakımı yapılırsa yapılsın, artık motor eskimeye başlayacağından dolayı artık yağ kaçırması ve yağ yakması normal karşılanabilir. Eğer bir araç 300.000 km’den daha düşük bir km’de yağ yakmaya başlarsa bu durumda araçtaki bir arızadan söz edilebilir. Verdiğimiz bu ölçütler araçtan araca değişse de yine de çok fazla farklılık göstermesi beklenmez.

Eğer araç 20 veya 30 yaşından büyükse bu durumda 100.000 km’den sonra yağ yakmaya başlaması normal kabul edilmektedir.

frmfilFirmaLogo62

Aracın Pert Olması Ne Demektir?

frmfilFirmaLogo62Bu yazımızda sıklıkla duyduğumuz aracın pert olması ne demektir bunu açıklamaya çalışacağız. Pert durumdaki araç demek, artık o aracın kullanılamayacak derecede hasar almış olması demektir. Her ne kadar aracın pert olması için % 60, % 70 veya daha değişik oranlarda aracın hasar almış olması gerektiği söylense de, genellikle bir aracın pert olmuş sayılıp sayılmayacağına sigorta şirketi karar verir ve genellikle de sigorta şirketleri kendi faydalarına sayılacak yönde aracın perte ayrılıp ayrılmamasına karar verirler.

Örnek olarak şöyle söyleyebiliriz ki; herhangi bir kaza geçirmiş araç varsa bu sigorta şirketi bu aracın tamir masraflarını karşılamak zorundadır. Bu masrafları karşılarken sigorta şirketi, aracın tamir masraflarının karşılanması durumunda mı yoksa aracın perte ayrılması durumunda mı daha fazla karda olacağını hesaplar ve genellikle hangisi sigorta şirketi açısından daha uygunsa o yönde karar verilir. Kaza geçirmiş 15.000 TL değerinde bir aracın tamir masrafları 10.000 TL’yi geçiyorsa, ancak araç perte ayrıldığında, aracın hurdasını 8.000 TL’ye satarak üzerine de 7.000 TL ekleyerek araç sahibine aracın bedelini ödeyebilecekse, bu durumda sigorta şirketi aracın perte ayrılmasına karar verir ve sigorta şirketi 3.000 TL kar elde etmiş olur.

Eğer tam tersi bir durum söz konusu ise; yani kaza geçirmiş aracın tamir masrafları 4.000 TL yapıyorsa ve aracın perte çıkarılması durumunda sigorta şirketi kar etmeyecekse bu kez sigorta şirketi aracı tamir etmeyi tercih edecektir.

Perte Çıkmış Bir Araç Satın Alınır mı?

Günümüzde bu durum adeta otomobil sektörü içerisinde ayrı bir dünya haline gelmiş urumda. Öyle ki sadece bu işlerle uğraşan insanlar dahi var. Gelelim perte çıkmış bir araç satın alınabilir mi konusuna.

Yukarıda da örnek verdiğimiz gibi; perte çıkmış araçlar aslında gerçekten hurda muamelesi görmeyi hak etmeyen araçlar olabilmektedir. Söz gelimi, aracın tamir masraflarının fazla oluşu sebebiyle, tamir edildiğinde yeniden iş görebilecek araçlar dahi perte ayrılabilmektedir.

Birçok perte ayrılmış araçlar incelendiğinde, hatta bu işten anlayan servislere bile götürüldüğünde işin uzmanları dahi araçta perte ayrılmayı hak edecek kadar yüksek bir masraf oluşmamış olduğunu belirteceklerdir. Bu durumda bu türden araçları satın almak isteyen kişinin izleyeceği yol bellidir: aracı bu işten anlayan en az 2 farklı servise göstermek.

Eğer aracı gören ustalar, aracın daha önceden çok fazla bir hasara uğramamış olduğunu, aracın perte çıkmayı hak etmeden perte çıkarıldığını ve sadece birkaç parçasını değişmiş olduğunu belirtirlerse bu durumda aracı satın almak elbette mantıklı olabilir. Ancak araç kesinlikle iyice gözden geçirilmelidir. Çünkü aracın en önemli aksamları hasar görmüş ve gelişigüzel tamir edilmiş olabilir. Örneğin, hava yastıkları patlamış ve tamir görmüş araçların hava yastıklarının, kaza sırasında güvenliği ne kadar sağlayabilecekleri önemlidir.

Eğer aracı gözden geçiren servis, aracın tamir edilmeden önce gerçekten perte çıkmayı hak ettiğini, yani tamir edilmeden önce % 70 veya üzeri bir hasara sahip olduğunu belirtirlerse, bu durumda karar elbette alıcıya kalacaktır. Çünkü kimi perte çıkmış araçlar tamirden sonra da iş görürken kimi perte çıkmış ve tamir görmüş araçlardan uzak durulması gerekmektedir. Bu durumda yine işin ehli servislere danışılmalıdır.

PK04

Antifriz Kullanmanın Önemi ve Kullanmamanın Zararları Nelerdir?

PK04Bu yazımızda özellikle de son günlerdeki soğuklar neticesinde giderek artan antifriz kullanmanın önemine değineceğiz.

Antifriz denilen sıvılar adından da anlaşılacağı üzere donmayı engelleyen maddelerdir. Genellikle içlerinde glikol bulunduran bu maddelerin temel görevi, içerisine katıldıkları suyun donma noktasını daha da aşağılara çekerek bu suyun donmasını engellemektir. Aksi halde araç içerisinde istenmeyen durumlar ortaya çıkabilmektedir.

Ayrıca antifrizin görevlerinden bir diğeri de, soğutma suyu bölmesini paslanmadan ve korozyondan korumaktır.

Eğer antifriz kullanılmazsa motor bloğu içerisinde büyük çatlaklar meydana gelir ve bu durumda araçta çok önemli hasarlar oluşur.

Antifriz Nasıl Kullanılır?

Antifriz hava sıcaklığının sıfır derece ve daha düşük olmasının beklendiği havalarda, radyatör soğutma suyunun içerisine konularak bu suyun donmasını engelleyen bir sıvıdır. Antifrizi doğru şekilde kullanmak için aracın kullanım kılavuzuna bakmanız gerekmektedir. Ancak Türkiye’deki genel iklim koşulları dikkate alındığında genellikle soğutma suyunun 3’te 1’i veya yarısının antifriz olması yeterlidir.

Ayrıca antifriz kullanmadan önce soğutma suyu olarak musluk suyu yerine yumuşatılmış su veya saf su kullanmak antifrizin etkilerini arttıracaktır. Musluk suyu içerisindeki maddeler antifrizin etkisini azaltmaktadır.

Antifrizin Faydaları Nelerdir?

-          Antifrizin ilk faydası tabi ki soğutma suyunun donmasını engellemektir.

-          Antifriz yukarıda da belirttiğimiz gibi paslanmayı ve korozyonu önler.

-          Suyun radyatör içerisindeki hareketlerini kolaylaştırır.

-          Soğutma suyu ile çalışan sensörlerin çalışmasına fayda sağlar.

-          Klima sisteminin sağlıklı çaışmasına faydalı olur ve kısa zamanda arıza yapmasını önler.

İyi Bir Antifriz Nasıl Olmalıdır?

İyi bir antifrizin anlaşılması oldukça basittir. En başta her tarafı sıvı olmalıdır. Yani antifriz sıvısı içeriğinde parçacıklar ve partiküller bulunmamalıdır. İyi bir antifriz aynı zamanda akıcı olmalıdır.

Volkswagen-Polo

Volkswagen Polo Teknik Özellikleri Nelerdir?

Volkswagen-Poloİlk olarak 1975 yılında üretimine başlanan Volkswagen Polo araçlar o günden beri popüler binek araçlar arasında yerini almıştır. Sadece hatchback karoser ile üretilen Volkswagen Polo, Türkiye’de gayet iyi satış grafikleri yakalamıştır. Volkswagen Polo 4 farklı motor seçeneği ile satışta bulunmaktadır. Şimdi bunları sırasıyla inceleyelim.

Volkswagen Polo motor seçenekleri 1,2 lt 70 PS, 1,6 lt TDI 90 PS, 1,4 lt 85 PS, Polo GTI (1,4 lt TSI 180 PS), Polo Bluemotion (1,2 lt TDI 75 PS) olarak 5 adettir.

Volkswagen Polo 1,2 lt 70 PS teknik özellikleri,

-          3 silindirli 1198 cm3 benzinli motor,

-          Dakikada 5400 devir,

-          112 beygir,

-          0 km’den 100 km’ye 14,1 saniyede geçiş,

-          Azami hız saatte 165 km,

-          100 km’de ortalama 5,5 lt yakıt tüketimi,

-          Kilometrede 128 gr karbondioksit salınımı,

Gibi teknik özellikleri vardır.

Volkswagen Polo 1,6 lt TDI 90 PS teknik özellikleri,

-          4 silindirli 1598 cm3 dizel motor,

-          Dakikada 4200 devir,

-          66 beygir,

-          0 km’den 100 km’ye 11,5 saniyede geçiş,

-          Azami hız saatte 180 km,

-          100 km’de ortalama 4,2 lt yakıt tüketimi,

-          Kilometrede 109 gr karbondioksit salınımı,

Gibi teknik özellikleri vardır.

Volkswagen Polo GTI (1,4 lt TSI 180 PS) teknik özellikleri,

-          4 silindirli 1390 cm3 hacimli motor,

-          Dakikada 5000 devir,

-          63 beygir,

-          0 km’den 100 km’ye 11,9 saniyede geçiş,

-          Azami hız saatte 177 km,

-          100 km’de ortalama 5,9 lt yakıt tüketimi,

-          Kilometrede 139 gr karbondioksit salınımı,

Gibi teknik özellikleri vardır.

Volkswagen Polo Bluemotion (1,2 lt TDI 75 PS) teknik özellikleri,

-          3 silindirli 1199 cm3 dizel motor,

-          Dakikada 4200 devir,

-          55 beygir,

-          0 km’den 100 km’ye 13,9 saniyede geçiş,

-          Azami hız saatte 173 km,

-          100 km’de ortalama 3,4 lt yakıt tüketimi,

-          Kilometrede 89 gr karbondioksit salınımı,

Gibi teknik özellikleri vardır.

Görüldüğü gibi Volkswagen Polo Bluemotion model araçlar gerçekten çevreye duyarlı ve az yakıt harcayan araçlar olmaları sebebiyle kolayca sınıflarındaki diğer araçlardan ayrılmış durumdadırlar. Türkiye’de de popüler olmasının sebebplerinden birisi de hiç şüphesiz ki çevre dostu  olmaları ve üstün yakıt sarfiyatı sağlamalarıdır.

Turbos_-_Twin_Display

Motora Sonradan Turbo Takılabilir mi?

Turbos_-_Twin_DisplayBu yazımızda turbosuz bir araç motoruna sonradan turbo sistemi eklenebilir mi bunu tartışacağız.

Kısa bir şekilde turboyu tanıtalım. Turbo sistemi motora daha fazla havayı daha fazla basınçla gönderen bir sistemdir. Daha basınçlı hava motor içerisine girdiğinde daha güçlü bir patlamaya eden olur ve bu motora fazladan bir güç sağlar.

Birçok araç üreticisi motor sistemlerinde turbo kullanmaktadır. Ancak araç motorunda turbo bulunmayabilir. Bu durumda araç motorlarına sonradan turbo sistemi eklenmesi gündeme gelmektedir.

Araca Sonradan Turbo Taktırmanın Zararı Olur mu?

Öncelikle şunu belirtelim ki otomobil üreticileri, herhangi bir araçtan maksimum verim alabilmek için aracın mühendislik aşamasında çok fazla araştırma ve işlem yaparlar. Bu yüzden herhangi bir araçta turbo sistemi yoksa bu gerek görülmediğinden olabileceği gibi araca zarar verme ihtimalinden dolayı da takılmamış olabilir. Bu yüzden aracın zarar görmemesi için kesinlikle işin uzmanı kişiler tarafından araç iyice gözden geçirilmeli, turbo eklendikten sonra oluşabilecek fayda ve zararlar mümkün olduğu kadar tespit edilmeye çalışılmalıdır. Çünkü turbo sistemi, motor içerisine fazla basınç göndereceğinden dolayı, motorun hava boruları başta olmak üzere pistonlar, krank mili, ve bir çok aktarma aksamı ile diğer aksamlarının turboyu kaldırabilecek nitelikte olup olmadığı mutlaka gözden geçirilmelidir.

Çift Turbo Uygulaması Nedir?

Yüksek hacimli motorlarda motoru beslemek için iki adet turbo sistemi takılabilir. Çift turbo sistemleri biturbo ve twinturbo olarak ikiye ayrılır.

Biturbo sistemi olan motorlarda, turbo sistemlerinden bir tanesi düşük deirlerde motoru beslerken diğer turbo daha yüksek devirlerde motoru besler. Genel olarak 3500 – 4000 devir arasında bir turbodan diğerine geçiş olur.

Twinturbo ise iki turbo sisteminin de aynı anda çalışmasıdır.

Araba ilanları, araba kiralama ve satılık arabalara arabazevki.com'dan ulaşabilirsiniz. Araba videoları, araba resimleri ve araba testleri de burada!