Hindistan’ın son dönemlerde adından çok sık söz ettiren otomotiv şirketi TATA İngiliz lüks otomotiv devi jaguar ve Land Rover’ı aldığına bin pişman.
2008 yılında Hinti otomotiv üreticisi Tata tarafından satıl alınan İngiliz lüks otomobil üreticileri Jaguar ve Land Rover gözünü Hindistan pazarına dikmişti. Krizin de etkisiyle Batı'da istediği satış rakamlarına ulaşamayan her iki firma umudunu Hintli zenginlere bağlamıştı.
Hintli Tata, Jaguar ve Land Rover'ı 2008'in Mart ayında 2.5 milyar dolar karşılığında satın almış ve zor durumda olan üreticiler için yeni para kaynağı olmuştu. Geçen yılın son çeyreğinde küresel mali kriz patlak verince Jaguar ve Land Rover'ın yeni sahipleri yatırdıkları paranın karşılığını alamadı. Hindistan'ın en zengin ailelerinden olan Tata Ailesi de, çözümü lüksün simgeleri olan markalarını, gelişen ekonomisiyle dikkat çeken ülkelerine ithal etmeye karar verdi. Jaguar ve Land Rover modelleri tarihte ilk olarak Yeni Delhi caddelerinde boy göstermiş olacaktı.
İşler pek de umulduğu gibi gitmedi. Hintli otomotiv devi iki ünlü markayı aldıktan 10 ay sonra 426 milyon dolarlık zararla karışı karşıya kaldı. Land Rover’ın satışları yüzde 39 düşerken, Jaguar’da yüzde 7’lik düşüş yaşandı.
Şirket yaşanan zararların üstesinden gelebilmek için eleman çıkarma yoluna gitmeye hazırlanıyor. Şirketten yapılan açıklamada her iki markadan toplam 2 bin personelin işten çıkartılması planladığı belirtildi.Hintli otomotiv uzmanları," Jaguar, ülkede yeni gelişen orta sınıf için çok iyi bir alternatif olacak. İnsanlar Jaguar'ı sadece TV'de görüyordu, şimdi sahip olabilecekler. BMW ve Mercedes Hindistan pazarında iyi bir konum elde etti. Jaguar ve Land Rover da kısa sürede başarılı satış rakamlarına ulaşacaktır" dedi.
30 Haziran 2009 Salı
29 Haziran 2009 Pazartesi
Navara ve X-Trail'de desteğe devam!
Nissan Otomotiv A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı İlkim Sancaktaroğlu, yeni dönemde de belirli modellerde kampanyalarla tüketicileri desteklemeye devam edeceklerinin altını çizdi.
Otomotiv sektöründe yeniden düzenleme getirilen ÖTV oranlarıyla ilgili olarak açıklama yapan Nissan Otomotiv A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı İlkim Sancaktaroğlu konuyla ilgili şunları söyledi: “Aslında gelinen nokta 2004 yılında uygulanan paket ile aynı.
Fakat 16 Mart ile 15 Haziran arasında gerçekleşen Pazar rakamları herkesi mutlu etmesine rağmen, 16 Haziran itibari ile 1600cc altındaki araçlarda ÖTV’nin 27%’ye çıkması ile birlikte pazarda bir yavaşlama görüldü. Sektör temsilcileri ve bayilerimizle yaptığımız görüşmelerde showroomlardaki kalabalığın ciddi oranda azaldığını görüyoruz. Bildiğiniz üzere Haziran’ın ilk 2 haftasında 30 bin civarında araç satıldı. ÖTV oranının 27% olduğu haftada ise araç almak için showroomlara gelen tüketicilerin sayısında 70%’lik bir düşüş gözlenmekte. Otomotiv sektörünün Türkiye ekonomisi için ne kadar önemli olduğunu anlatmaya gerek yok, ama eğer sektördeki canlılık devam etmezse herkes için zor bir dönem olacağını söyleyebiliriz.
Nissan olarak bu dönemde, ÖTV indiriminden az yararlanabilen (Pick-up segmenti) ya da ÖTV desteği kaldırılan (SUV segmenti) iki segmentte özel indirim paketi sunuyoruz. Navara modelimizde 3.786 TL’ye varan ve X-Trail’de de 2.996 TL’ye varan indirimler sunmaktayız. Böylelikle ÖTV paketine Nissan olarak biz de destek vermeye devam ediyoruz.
Yeni ÖTV oranlarının açıklanmasından sonra Qashqai için showroomlara gelen tüketicilerin sayısında ise çok büyük bir düşüş gözlemlemiyoruz. Bayilerimizde Qashqai almak için hala sıra bekleyen müşterilerimiz bulunmakta. Compact Crossover segmentinin lideri Nissan Qashqai yeni dönemde de satış performansını artıracaktır.”
Otomotiv sektöründe yeniden düzenleme getirilen ÖTV oranlarıyla ilgili olarak açıklama yapan Nissan Otomotiv A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı İlkim Sancaktaroğlu konuyla ilgili şunları söyledi: “Aslında gelinen nokta 2004 yılında uygulanan paket ile aynı.
Fakat 16 Mart ile 15 Haziran arasında gerçekleşen Pazar rakamları herkesi mutlu etmesine rağmen, 16 Haziran itibari ile 1600cc altındaki araçlarda ÖTV’nin 27%’ye çıkması ile birlikte pazarda bir yavaşlama görüldü. Sektör temsilcileri ve bayilerimizle yaptığımız görüşmelerde showroomlardaki kalabalığın ciddi oranda azaldığını görüyoruz. Bildiğiniz üzere Haziran’ın ilk 2 haftasında 30 bin civarında araç satıldı. ÖTV oranının 27% olduğu haftada ise araç almak için showroomlara gelen tüketicilerin sayısında 70%’lik bir düşüş gözlenmekte. Otomotiv sektörünün Türkiye ekonomisi için ne kadar önemli olduğunu anlatmaya gerek yok, ama eğer sektördeki canlılık devam etmezse herkes için zor bir dönem olacağını söyleyebiliriz.
Nissan olarak bu dönemde, ÖTV indiriminden az yararlanabilen (Pick-up segmenti) ya da ÖTV desteği kaldırılan (SUV segmenti) iki segmentte özel indirim paketi sunuyoruz. Navara modelimizde 3.786 TL’ye varan ve X-Trail’de de 2.996 TL’ye varan indirimler sunmaktayız. Böylelikle ÖTV paketine Nissan olarak biz de destek vermeye devam ediyoruz.
Yeni ÖTV oranlarının açıklanmasından sonra Qashqai için showroomlara gelen tüketicilerin sayısında ise çok büyük bir düşüş gözlemlemiyoruz. Bayilerimizde Qashqai almak için hala sıra bekleyen müşterilerimiz bulunmakta. Compact Crossover segmentinin lideri Nissan Qashqai yeni dönemde de satış performansını artıracaktır.”
Audi A5 ailesi genişliyor
Tasarım ve üstün sürüş dinamiklerinin mükemmel bir birleşimi olan Audi A5 ailesi, yeni A5 1.8 TFSI 160hp ile genişliyor. A5 1.8 TFSI 160hp, 58.440.-Euro’dan başlayan anahtar teslim fiyatıyla Audi Yetkili Satıcıları’nda.
Audi’nin etkileyici model ailesi A5, 1,8 TFSI 160 hp ile genişliyor. 58.440.-Euro’dan başlayan anahtar teslim fiyatlarla Audi Yetkili Satıcıları’nda satılmaya başlanan model, ailenin diğer üyelerinde olduğu gibi, ilerici tasarımı, güçlü, ekonomik TFSI motoru ve opsiyonel multitronic şanzımanıyla ön plana çıkıyor.
Audi A5 ailesinin pazara yeni giriş yapan 1.8 TFSI motoru 160hp güç ve 250 Nm tork üretiyor. 0-100km/s hızlanmasını 8,6 saniyede gerçekleştiren A5 1.8 TFSI, 226 km/h’lik azami hıza ulaşabiliyor. Altı ileri manuel şanzımanlı A5’in yakıt tüketimi 100 km’de 7.1 lt gibi ortalama değere sahip.
Etkileyici görünüm
Audi’nin tasarım teknolojisindeki en ileri noktasını oluşturan A5 ailesi, görünümüyle ilk bakışta etkileyici özelliklere sahip. Sportif dış tasarım, ön ve arka kısımlardaki detaylar A5’in dinamik bir görünüme sahip olmasını sağlıyor. Geniş hava girişleri ve tek çerçeveli ızgara ile agresif bir ifade sergileyen ön kısım tasarımı, büyük farlarla tamamlanıyor. Yan görünümünde ise, trapezoid C-sütunu ve kıvrımlı konturlarıyla geniş omuz çizgisi A5’in tasarımını farklı kılan detaylar.
Her durumda dinamik
A5, iç mekandaki detaylarıyla da farklı; kokpit, tek bir ünite olarak sürücüye odaklanırken, işçilik, kullanılan malzeme ve ergonomisiyle iç mekan da ayrıcalık yaratıyor. A5’in dinamik görüntüsü hareketsizken dahi kendini belli ederken, sürüş özellikleri ve dinamiği sınıfının standartlarını yeniden belirliyor.
Donanım ve dekor unsurları
17 inç alaşım jantlar, otomatik klima ve LED’li gündüz farlarına sahip xenon plus farları içeren kapsamlı standart donanım yelpazesiyle dikkat çeken Audi A5, concert ses/müzik sistemi, CD çalar, renkli görüntüleme ekranı ve sekiz hoparlörü içeriyor.
Opsiyonel aksesuarlar yüksek teknoloji ürünü özellikler sunuyor: Bang & Olufsen ses sistemi, tüm kapılara ve bagaja erişim sağlayan akıllı anahtar, iç mekânı üç farklı sıcaklık bölgesine ayıran delüks otomatik klima ve son derece geniş panoramik tavan.
Audi’nin etkileyici model ailesi A5, 1,8 TFSI 160 hp ile genişliyor. 58.440.-Euro’dan başlayan anahtar teslim fiyatlarla Audi Yetkili Satıcıları’nda satılmaya başlanan model, ailenin diğer üyelerinde olduğu gibi, ilerici tasarımı, güçlü, ekonomik TFSI motoru ve opsiyonel multitronic şanzımanıyla ön plana çıkıyor.
Audi A5 ailesinin pazara yeni giriş yapan 1.8 TFSI motoru 160hp güç ve 250 Nm tork üretiyor. 0-100km/s hızlanmasını 8,6 saniyede gerçekleştiren A5 1.8 TFSI, 226 km/h’lik azami hıza ulaşabiliyor. Altı ileri manuel şanzımanlı A5’in yakıt tüketimi 100 km’de 7.1 lt gibi ortalama değere sahip.
Etkileyici görünüm
Audi’nin tasarım teknolojisindeki en ileri noktasını oluşturan A5 ailesi, görünümüyle ilk bakışta etkileyici özelliklere sahip. Sportif dış tasarım, ön ve arka kısımlardaki detaylar A5’in dinamik bir görünüme sahip olmasını sağlıyor. Geniş hava girişleri ve tek çerçeveli ızgara ile agresif bir ifade sergileyen ön kısım tasarımı, büyük farlarla tamamlanıyor. Yan görünümünde ise, trapezoid C-sütunu ve kıvrımlı konturlarıyla geniş omuz çizgisi A5’in tasarımını farklı kılan detaylar.
Her durumda dinamik
A5, iç mekandaki detaylarıyla da farklı; kokpit, tek bir ünite olarak sürücüye odaklanırken, işçilik, kullanılan malzeme ve ergonomisiyle iç mekan da ayrıcalık yaratıyor. A5’in dinamik görüntüsü hareketsizken dahi kendini belli ederken, sürüş özellikleri ve dinamiği sınıfının standartlarını yeniden belirliyor.
Donanım ve dekor unsurları
17 inç alaşım jantlar, otomatik klima ve LED’li gündüz farlarına sahip xenon plus farları içeren kapsamlı standart donanım yelpazesiyle dikkat çeken Audi A5, concert ses/müzik sistemi, CD çalar, renkli görüntüleme ekranı ve sekiz hoparlörü içeriyor.
Opsiyonel aksesuarlar yüksek teknoloji ürünü özellikler sunuyor: Bang & Olufsen ses sistemi, tüm kapılara ve bagaja erişim sağlayan akıllı anahtar, iç mekânı üç farklı sıcaklık bölgesine ayıran delüks otomatik klima ve son derece geniş panoramik tavan.
23 Haziran 2009 Salı
Peugeot 3008 satışa sunuldu
Fransız otomobil üreticisi Peugeot, yeni crossover modeli 3008'i iki farklı motor seçeneği ile 45.500 TL'den başlayan anahtar teslim fiyatıyla satışa sundu.
Peugeot 3008 fotoğrafları için tıklayın
Kompakt ve geniş hacimli bir crossover olan Peugeot 3008, sadece Peugeot ürün gamı içerisinde değil, mevcut otomobil pazarında yeni ve yenilikçi bir ürün arzı oluşturuyor. Peugeot 3008, konseptini ve bütün standartlarını Peugeot markasının, bilgi birikimi ve değerlerinden alıyor.
Geleneksel olmayan tarzı ve tasarım tercihleriyle yeni pazarlar kazanmaya yönelik tasarlanan Peugeot 3008 modern, pratik ve sürüş keyfi yüksek bir araç arayışında olan müşteri kesimlerine orijinal çözümlerle birlikte en üst seviyede çok amaçlı kullanım olanağı sunuyor. Güvenli, çok yönlü kullanıma uygun ve prestijli safkan bir crossover olan 3008, otomobil dünyasında yepyeni alanlar keşfediyor.
1.6 HDI 110 bg Auto6R dizel ve 1.6 VTi 120 bg benzinli motor seçenekleri ile 45.500 TL’den başlayan anahtar teslim fiyatlarla Türkiye pazarına sunulan Peugeot 3008’in crossover segmentinde, çevreye saygısı, 5 yıldızlı güvenliği, sürüş keyfi, Head-up Display ve Grip Control gibi teknolojik yenilikler ile yeni bir referans oluşturması hedefleniyor.
Peugeot 3008 fotoğrafları için tıklayın
Kompakt ve geniş hacimli bir crossover olan Peugeot 3008, sadece Peugeot ürün gamı içerisinde değil, mevcut otomobil pazarında yeni ve yenilikçi bir ürün arzı oluşturuyor. Peugeot 3008, konseptini ve bütün standartlarını Peugeot markasının, bilgi birikimi ve değerlerinden alıyor.
Geleneksel olmayan tarzı ve tasarım tercihleriyle yeni pazarlar kazanmaya yönelik tasarlanan Peugeot 3008 modern, pratik ve sürüş keyfi yüksek bir araç arayışında olan müşteri kesimlerine orijinal çözümlerle birlikte en üst seviyede çok amaçlı kullanım olanağı sunuyor. Güvenli, çok yönlü kullanıma uygun ve prestijli safkan bir crossover olan 3008, otomobil dünyasında yepyeni alanlar keşfediyor.
1.6 HDI 110 bg Auto6R dizel ve 1.6 VTi 120 bg benzinli motor seçenekleri ile 45.500 TL’den başlayan anahtar teslim fiyatlarla Türkiye pazarına sunulan Peugeot 3008’in crossover segmentinde, çevreye saygısı, 5 yıldızlı güvenliği, sürüş keyfi, Head-up Display ve Grip Control gibi teknolojik yenilikler ile yeni bir referans oluşturması hedefleniyor.
19 Haziran 2009 Cuma
S60 Konsept'i kullanmak ister misiniz?
Yarış oyunlarından hoşlanan herkesin oynayabileceği heyecan verici otomobil yarışı Volvo - The Game internette kullanıma açıldı. Volvo’nun uzun yıllara dayanan yarış efsanelerinin tümünü içeren oyunda, bir de yeni yıldız var: Volvo S60 Konsept. Oyunu oynayabilmek için, oyunu indirmeniz, en sevdiğiniz Volvo’yu seçmeniz ve özenle hazırlanmış iki gerçek yarış pistinden birine çıkmanız yeterli. Oyun, SimBin Studios ile birlikte geliştirildi.
Volvo - The Game’i mutlaka oynayacak isimlerden biri de İsveç’in ünlü otomobil yarışçısı Robert Dahlgren. İsveç Binek Otomobil Şampiyonası’nda (STCC) 2004 yılından beri Volvo adına büyük başarılar elde eden Dahlgren, son olarak Volvo C30 ile yarışıyor.
Profesyonel yarışçıların büyük bölümü gibi Robert Dahlgren de yarış sezonunun kapanmasının ardından pratik yapmak için sanal yarış oyunlarından yararlanıyor. Dahlgren, “Yarış oyunları oynamak, konsantrasyon kabiliyetimi geliştirmeme, yarış boyunca turlar da konsantrasyonumu korumama yardımcı oluyor” diyor.
Volvo - The Game’de altı farklı otomobil, özenle hazırlanmış iki yarış pistinde kullanılabiliyor. Oyunun asıl yıldızı olan otomobiller şöyle sıralanıyor: Volvo S60 Konsept, Volvo’nun STCC’deki mevcut yarış otomobili Volvo C30, yine STCC’de yarışan önceki Volvo S60, Britanya Binek Otomobil Şampiyonası’nda (BTTC) büyük başarılar kazanan Volvo S40, BTCC’de bir efsane haline gelmiş Volvo 850 ve gerçek bir yarış klasiği olan Volvo 240 Turbo Grup A.
Oyun, İsveç’in Göteborg kentindeki Gothenburg Eco Drive Arena ve Ukrayna’nın başkenti Kiev yakınlarındaki Çayka yarış pistinde oynanabiliyor. Bu oyun aynı zamanda, dünyada Ukrayna’daki pisti içeren tek sanal yarış oyunu olma özelliğini de taşıyor.
Volvo - The Game’i mutlaka oynayacak isimlerden biri de İsveç’in ünlü otomobil yarışçısı Robert Dahlgren. İsveç Binek Otomobil Şampiyonası’nda (STCC) 2004 yılından beri Volvo adına büyük başarılar elde eden Dahlgren, son olarak Volvo C30 ile yarışıyor.
Profesyonel yarışçıların büyük bölümü gibi Robert Dahlgren de yarış sezonunun kapanmasının ardından pratik yapmak için sanal yarış oyunlarından yararlanıyor. Dahlgren, “Yarış oyunları oynamak, konsantrasyon kabiliyetimi geliştirmeme, yarış boyunca turlar da konsantrasyonumu korumama yardımcı oluyor” diyor.
Volvo - The Game’de altı farklı otomobil, özenle hazırlanmış iki yarış pistinde kullanılabiliyor. Oyunun asıl yıldızı olan otomobiller şöyle sıralanıyor: Volvo S60 Konsept, Volvo’nun STCC’deki mevcut yarış otomobili Volvo C30, yine STCC’de yarışan önceki Volvo S60, Britanya Binek Otomobil Şampiyonası’nda (BTTC) büyük başarılar kazanan Volvo S40, BTCC’de bir efsane haline gelmiş Volvo 850 ve gerçek bir yarış klasiği olan Volvo 240 Turbo Grup A.
Oyun, İsveç’in Göteborg kentindeki Gothenburg Eco Drive Arena ve Ukrayna’nın başkenti Kiev yakınlarındaki Çayka yarış pistinde oynanabiliyor. Bu oyun aynı zamanda, dünyada Ukrayna’daki pisti içeren tek sanal yarış oyunu olma özelliğini de taşıyor.
Megane Sport Tourer Ekim'de geliyor
Yeni Renault Mégane Sport Tourer, Yeni Mégane ailesinin, Hatchback, Coupé, Grand Scénic ve Scénic'ten sonra beşinci modeli olarak yola çıkmaya hazırlanıyor.
Megane Sport Tourer fotoğrafları için tıklayın
Haziran 2009 sonunda Avrupa'da, Ekim 2009 ortasında ise Türkiye'de satışa sunulacak olan Yeni Renault Mégane Sport Tourer, işlevselliklerini ve iç hacmini koruyan şık ve dinamik bir görünümle ayırt ediliyor. Türkiye'de 1.5 dCi 85 bg, 105 bg olmak üzere iki dizel ve 1.6 16V 110 bg benzinli motor seçenekleri, Expression ve Privilège olarak iki farklı donanım seviyesiyle tüketicinin beğenisine sunulacak.
Palencia (İspanya) fabrikasında, Hatchback ve Coupé ile aynı üretim bandında üretilen Yeni Renault Mégane Sport Tourer fabrikada üretim sürecinde gerçekleştirilen tüm geliştirmelerden yararlanıyor.
Megane Sport Tourer fotoğrafları için tıklayın
Haziran 2009 sonunda Avrupa'da, Ekim 2009 ortasında ise Türkiye'de satışa sunulacak olan Yeni Renault Mégane Sport Tourer, işlevselliklerini ve iç hacmini koruyan şık ve dinamik bir görünümle ayırt ediliyor. Türkiye'de 1.5 dCi 85 bg, 105 bg olmak üzere iki dizel ve 1.6 16V 110 bg benzinli motor seçenekleri, Expression ve Privilège olarak iki farklı donanım seviyesiyle tüketicinin beğenisine sunulacak.
Palencia (İspanya) fabrikasında, Hatchback ve Coupé ile aynı üretim bandında üretilen Yeni Renault Mégane Sport Tourer fabrikada üretim sürecinde gerçekleştirilen tüm geliştirmelerden yararlanıyor.
Sportifliğin ve zarafetin müthiş uyumu!
Farklı otomotiv dünyalarının en iyi yönlerini birleştiren Audi A5 Sportback, bir coupé kadar heyecan verici ve zarif, bir sedan kadar konforlu ve kullanışlı.
Coupe ve Cabriolet’dan sonra üçüncü üyesi olarak A5 model ailesine katılan Sportback, aynı zamanda yeni bir segment de yaratıyor. Tasarımı, mükemmel gündelik kullanım özellikleri ve yüksek düzeyde verimli ve güçlü TFSI, FSI ve TDI motorlarıyla A5 Sportback, Audi yetkili satıcılarındaki yerini 2009’un son çeyreğinde alacak.
Tasarımda bir kilometre taşı
A5 Sportback, otomobil tasarımında bir kilometre taşını temsil ediyor. Zarif, uzun, sportif profiliyle son derece başarılı bir görünüme sahip beş kapılı coupe, arka kısmın tasarımına kusursuz şekilde uyum sağlıyor. Spoyler ağzı ve difüzör eki bir kontrast oluşturuyor ve uzatılmış dış hatların atletik gerginliğini vurguluyor. A4 Sedan’dan 36 mm kadar daha kısa olan A5 Sportback, uzun, giderek alçalan tavan bölümü, 2810 mm’lik uzun dingil mesafesi ve dinamik cam stiline sahip dört çerçevesiz kapısıyla tam anlamıyla bir Coupe görünümüne sahip. A5 Sportback tasarımcıları, sportifliği, konforu ve kullanışlılığı tamamen yeni bir şekilde birleştirerek arka kısım tasarımında yeni trendler belirliyorlar.
Coupe ve Cabriolet’dan sonra üçüncü üyesi olarak A5 model ailesine katılan Sportback, aynı zamanda yeni bir segment de yaratıyor. Tasarımı, mükemmel gündelik kullanım özellikleri ve yüksek düzeyde verimli ve güçlü TFSI, FSI ve TDI motorlarıyla A5 Sportback, Audi yetkili satıcılarındaki yerini 2009’un son çeyreğinde alacak.
Tasarımda bir kilometre taşı
A5 Sportback, otomobil tasarımında bir kilometre taşını temsil ediyor. Zarif, uzun, sportif profiliyle son derece başarılı bir görünüme sahip beş kapılı coupe, arka kısmın tasarımına kusursuz şekilde uyum sağlıyor. Spoyler ağzı ve difüzör eki bir kontrast oluşturuyor ve uzatılmış dış hatların atletik gerginliğini vurguluyor. A4 Sedan’dan 36 mm kadar daha kısa olan A5 Sportback, uzun, giderek alçalan tavan bölümü, 2810 mm’lik uzun dingil mesafesi ve dinamik cam stiline sahip dört çerçevesiz kapısıyla tam anlamıyla bir Coupe görünümüne sahip. A5 Sportback tasarımcıları, sportifliği, konforu ve kullanışlılığı tamamen yeni bir şekilde birleştirerek arka kısım tasarımında yeni trendler belirliyorlar.
18 Haziran 2009 Perşembe
0'dan 100 km/s hıza 3.9 saniye!

Tuning firması Edo Competition, İtalyan spor otomobil üreticisi Ferrari'nin California modeli için yeni stil ve performans paketi hazırladığını duyurdu.
Performans konusunda araç üzerinde modifiye işlemleri uygulayan Edo Competition, California'nın ECU sistemi üzerinde yaptığı güncelleme ile aracın gücünü 460 HP'den 500 HP'ye yükseltilmiş. California'nın tork gücü de bu işlemler sonrası 500 Nm'ye yükseltilmiş. Yeni yüksek performans egzoz sistemi ve kelebek valfi ile bağlantılı yeniden tasarlanan yüksek akışlı katalitik konvertör, Ferrari California'yı 0'dan 100 km/s hıza sadece 3.9 saniyede ulaştırıyor ve son sürat olarak 315 km/s hıza ulaşmasında yardımcı oluyor.
Araç üzerindeki diğer performans opsiyonları arasında ayarlanabilir spor süspansiyon sistemi, yükseklik ayar kiti, değişik seçeneklerde ki lastiklerle kombine edilmiş 20 ve 21 inçlik spor jantlar yer alıyor.
Şirket aynı zamanda müşterilerine benzersiz kişiliklerini yansıtabilmeleri için ısmarlama iç mekan seçenekleri de sunuyor.
BMW M ile Audi R8 birleşirse!

Üç boyutlu otomobil tasarımcısı Idries Noah, BMW M ile Audi R8’i karıştırınca ortaya nasıl birşey çıkabileceğini bizlere gösterdi.
GM Holden’in Avusturalya’daki tasarım ekibinin eski bir üyesi olan Idries Noah, BMW’nin R8’e karşı çıkaracağı modeli beklemekten sıkıldığını ve kendisinin bir tane yaptığını söyledi.
Asıl ilhamının, R8’den çok sudan geldiğini belirtti. Noah’a göre tasarım detayları su dalgasının derinliğinden geliyor.
Kabarmış su konsepti, tekerleklerin üzerindeki kavislerde ve yan hava girişlerine uzanan kapı üzerindeki şekillerde kendini gösteriyor. Bu hava girişleri şişkin arka çamurlukların önünde bulunuyor.
Noah, böyle bir model için yapılan tasarımn ‘Agresif, çevik, pürüzsün ve yollardaki tüm otomobillerden farklı olması gerektiği’ düşüncesinde. Otomobilin taşıdığı BMW izleri ise ‘ızgaradaki logo ve sopa gibi düz direkler.”
Noah, kaputun altında da iyileştirilmiş 5.0 litre V10 motor olması gerektiğini düşünüyor
17 Haziran 2009 Çarşamba
BMW X1 sona yaklaşıyor
Alman otomobil üreticisi BMW'nin yeni crossover modeli X1, Nurburgring'de test edilirken casus fotoğrafçılara yakalandı.
Frankfurt Motor Show'da resmi olarak görücüye çıkacak olan X1, ilk defa bu kadar hafif kamuflajlı bir halde görüntülendi. Satışa sunulacak olan orjinal halinden net detaylar veren araç, temel görünümünün nasıl olacağı hakkında ipuçları veriyor. Artık aracın ön ve arka far grubunun yeni 7-Serisi ile benzerlikler taşıyacağı azda olsa görülebiliyor.
Bu yeni crossover, ilk olarak 3'ü dizel ve 1'i benzinli olmak üzere 4 farklı motor seçeneği ile satışa sunulacak. Dizel versiyonlar giriş seviyesinde xDrive18d, 177hp gücündeki xDrive20d ve 204hp xDrive23d olacak. Araç hakkındaki tek doğrulanan bilgi ise xDrive18i benzinli motor oldu. İlerleyen zamanda X1'e farklı benzinli motor seçenekleri de eklenebilir.
Piyasaya sürülecek olan tüm X1 modelleri BMW'nin xDrive sürüş sistemi ile donatılacak. Ancak X1'in piyasaya sürülmesinden yakın bir süre sonra yeni sDrive sisteminin diğer BMW modellerinde kullanılmaya başlaması bekleniyor.
BMW X1 önümüzdeki sonbaharda £ 20.000 fiyatla showroomlardaki yerini alacak.
Frankfurt Motor Show'da resmi olarak görücüye çıkacak olan X1, ilk defa bu kadar hafif kamuflajlı bir halde görüntülendi. Satışa sunulacak olan orjinal halinden net detaylar veren araç, temel görünümünün nasıl olacağı hakkında ipuçları veriyor. Artık aracın ön ve arka far grubunun yeni 7-Serisi ile benzerlikler taşıyacağı azda olsa görülebiliyor.
Bu yeni crossover, ilk olarak 3'ü dizel ve 1'i benzinli olmak üzere 4 farklı motor seçeneği ile satışa sunulacak. Dizel versiyonlar giriş seviyesinde xDrive18d, 177hp gücündeki xDrive20d ve 204hp xDrive23d olacak. Araç hakkındaki tek doğrulanan bilgi ise xDrive18i benzinli motor oldu. İlerleyen zamanda X1'e farklı benzinli motor seçenekleri de eklenebilir.
Piyasaya sürülecek olan tüm X1 modelleri BMW'nin xDrive sürüş sistemi ile donatılacak. Ancak X1'in piyasaya sürülmesinden yakın bir süre sonra yeni sDrive sisteminin diğer BMW modellerinde kullanılmaya başlaması bekleniyor.
BMW X1 önümüzdeki sonbaharda £ 20.000 fiyatla showroomlardaki yerini alacak.
16 Haziran 2009 Salı
Rus usulü Supercar
Marussia supercarın üç boyutlu çizimleri Rusya'nın yakın gelecekte spor otomobil üretmekte ne kadar istekli olduğunu gösteriyor. Resimlerde gördüğünüz otomobilin tasarımından sorumlu olan kişi Krasnov Igor. Rus tasarımcı daha önce dört kapılı coupé Ferrari konsepti tasarlamıştı.
Otomobil, şu an kullanımda olan supercarlar ile benzerlikler taşıyor. Otomobilin burnu, keskin köşeleri ve geniş hava girişiyle Lamborghini Reventon’a benziyor. Pagani Zonda ise otomobilin arka kısmında karşımıza çıkarken, otomobilin bazı kısımlarında Ferrari F430 ve Saleen S7’yi anımsatan çizgiler yer alıyor.
Otomobilin arka kısmı alışılmışın dışında tamamen farklı bir görünüme sahip. Bu konsept modelin asıl ilgi çeken bölümü arka kısımdaki lambaların toplanıldığı jetlerden esinlenilmiş iki türbin tasarımı.
Otomobil, şu an kullanımda olan supercarlar ile benzerlikler taşıyor. Otomobilin burnu, keskin köşeleri ve geniş hava girişiyle Lamborghini Reventon’a benziyor. Pagani Zonda ise otomobilin arka kısmında karşımıza çıkarken, otomobilin bazı kısımlarında Ferrari F430 ve Saleen S7’yi anımsatan çizgiler yer alıyor.
Otomobilin arka kısmı alışılmışın dışında tamamen farklı bir görünüme sahip. Bu konsept modelin asıl ilgi çeken bölümü arka kısımdaki lambaların toplanıldığı jetlerden esinlenilmiş iki türbin tasarımı.
Amarok'un üretimi başlıyor
Alman otomobil üreticisi Volkswagen, tarihinde ilk kez pick-up üretmeye başlıyor. Kurt anlamına gelen 'Amorak' ismi ile 2010 yılında piyasaya çıkacak olan pick-up'ın Türkiye gelmesi ise aynı yılın ikinci yarısını bulacak.
Volkswagen Grubu'nun büyüme stratejisinde önemli bir bileşeni oluşturan Amarok aynı zamanda Volkswagen için yeni bir araç sınıfına giriş anlamına geliyor.
Amarok'un fotoğraflarının ortaya çıkması ile Türkiye'den de talepler gelmeye başladı. Doğuş Otomotiv VW Ticari Araç Genel Müdürü Kerem Güven, Amarok'a şimdiden tüketicilerin yoğun ilgi gösterdiğini, ancak aracın Türkiye'ye gelişinin 2010'un 2. yarısını bulacağını belirtti. Amarok'un fotoğrafını görenlerin ayrıntılı bilgi edinmek için kendilerini aramaya başladığını anlatan Güven, özellikle tasarımının çok beğenildiğini kaydetti.
Üzerinde yeni nesil bir motor kullanılacak olan Amarok, 5.18 metre uzunluk 1.9 metre genişliğe sahip. Amarok’un önce 2010 yılında Güney Amerika’da ardından Avrupa ve Afrika ile Avustralya'da satışa sunulması planlanıyor.
Volkswagen Grubu'nun büyüme stratejisinde önemli bir bileşeni oluşturan Amarok aynı zamanda Volkswagen için yeni bir araç sınıfına giriş anlamına geliyor.
Amarok'un fotoğraflarının ortaya çıkması ile Türkiye'den de talepler gelmeye başladı. Doğuş Otomotiv VW Ticari Araç Genel Müdürü Kerem Güven, Amarok'a şimdiden tüketicilerin yoğun ilgi gösterdiğini, ancak aracın Türkiye'ye gelişinin 2010'un 2. yarısını bulacağını belirtti. Amarok'un fotoğrafını görenlerin ayrıntılı bilgi edinmek için kendilerini aramaya başladığını anlatan Güven, özellikle tasarımının çok beğenildiğini kaydetti.
Üzerinde yeni nesil bir motor kullanılacak olan Amarok, 5.18 metre uzunluk 1.9 metre genişliğe sahip. Amarok’un önce 2010 yılında Güney Amerika’da ardından Avrupa ve Afrika ile Avustralya'da satışa sunulması planlanıyor.
Mercedes R-Serisi 'Black Bison'
Ünlü Japon tuning firması Wald International, Alman otomobil devi Mercedes'in crossover modeli R-Serisi'ni 'Black Bison' ailesi dahil etti.
R-Serisi 'Black Bison' adıyla tanıtılan araç, ailenin diğer üyeleri gibi agresif görünümlü saldırgan bir body kite sahip. Bu body kit içerisinde yeni ön ve arka tamponlar, yan etekler, yeni ızgara seti, arka tampona entegre difüzör ve dört çıkışlı sportif görünümlü egzoz çıkışları bulunuyor. Ayrıca bunlara ek olarak sportif etkiyi artıran ön tamponun yan kısımlarında havalandırma girişleri ve yine ön tampona konumlandırılan her iki tarafta da ikili sis farları yer alıyor.
Tüm bu eklentiler ile son derece sportif ve sıradışı bir görünüm kazanan R-Serisi'ndeki değişiklikler bununla da kalmıyor. Tüm bu parçalara ek olarak aracın genel görünümüne uygun siyah renkte sportif jantlar bu body kite eşlik ediyor. Araç üzerindeki modifiye işlemleri yine siyah renkteki spor sispansiyon sistemi ile tamamlanıyor.
Wald International, araç hakkında daha fazla bilgi vermezken bu sportif body kitin fiyatı da henüz belli değil
R-Serisi 'Black Bison' adıyla tanıtılan araç, ailenin diğer üyeleri gibi agresif görünümlü saldırgan bir body kite sahip. Bu body kit içerisinde yeni ön ve arka tamponlar, yan etekler, yeni ızgara seti, arka tampona entegre difüzör ve dört çıkışlı sportif görünümlü egzoz çıkışları bulunuyor. Ayrıca bunlara ek olarak sportif etkiyi artıran ön tamponun yan kısımlarında havalandırma girişleri ve yine ön tampona konumlandırılan her iki tarafta da ikili sis farları yer alıyor.
Tüm bu eklentiler ile son derece sportif ve sıradışı bir görünüm kazanan R-Serisi'ndeki değişiklikler bununla da kalmıyor. Tüm bu parçalara ek olarak aracın genel görünümüne uygun siyah renkte sportif jantlar bu body kite eşlik ediyor. Araç üzerindeki modifiye işlemleri yine siyah renkteki spor sispansiyon sistemi ile tamamlanıyor.
Wald International, araç hakkında daha fazla bilgi vermezken bu sportif body kitin fiyatı da henüz belli değil
15 Haziran 2009 Pazartesi
En güçlü Civic yakında geliyor
Japon otoobil üreticisi Honda, yüksek performanslı Civic versiyonu Mugen Civic Type R'ın tanıtımını yapmaya hazırlanıyor.
Araç hakkındaki ayrıntılar hala sınırlı olsada, Mugen Civic Type R'da muhtemelen 240 HP gücündeki dört silindirli 2.0 litrelik VTEC motor görev yapacak. Ayrıca araç üzerinde muhtemelen spor süspansiyon sistemi, sportif yarış lastikleri ve saldırgan bir karbon elyaf gövde kiti yer alacak. Bu yüksek performanslı Civic versiyonunda ayrıca muhtemelen arka koltuklar bulunmayacak.
Mugen Civic Type R satışa sunulduğu zaman, potansiyel sahiplerine araçlarını kisileştirme olanağı sunulacak. Bu kapsamda performans ve iç mekan konusunda çeşitli seçenekler sunulacak.
Önümüzdeki sonbaharda satışa sunulması beklenen Mugen Civic Type R'ın £35.000 ile £40.000 arasında bir fiyat etiketine sahip olması bekleniyor. 300 HP gücündeki Ford Focus RS £25.745, Renault Megane R26.R ise £24.040 olduğu düşünülünce Mugen Civic Type R'ın biraz pahallı olduğu düşünülebilir.
Araç hakkındaki ayrıntılar hala sınırlı olsada, Mugen Civic Type R'da muhtemelen 240 HP gücündeki dört silindirli 2.0 litrelik VTEC motor görev yapacak. Ayrıca araç üzerinde muhtemelen spor süspansiyon sistemi, sportif yarış lastikleri ve saldırgan bir karbon elyaf gövde kiti yer alacak. Bu yüksek performanslı Civic versiyonunda ayrıca muhtemelen arka koltuklar bulunmayacak.
Mugen Civic Type R satışa sunulduğu zaman, potansiyel sahiplerine araçlarını kisileştirme olanağı sunulacak. Bu kapsamda performans ve iç mekan konusunda çeşitli seçenekler sunulacak.
Önümüzdeki sonbaharda satışa sunulması beklenen Mugen Civic Type R'ın £35.000 ile £40.000 arasında bir fiyat etiketine sahip olması bekleniyor. 300 HP gücündeki Ford Focus RS £25.745, Renault Megane R26.R ise £24.040 olduğu düşünülünce Mugen Civic Type R'ın biraz pahallı olduğu düşünülebilir.
Dünyanın en modern fabrikası
Porsche’nin dördüncü model dizisi olan Panamera, dünyanın bugüne kadarki en modern fabrikasında üretilmeye başlandı. Yeni aracın üretiminde, sanayide büyük gelişme yaratacak lojistik bir proje de uygulanıyor. Pahalı depolama alanlarını neredeyse tamamen ortadan kaldırıldığı bu proje üretimin en verimli şekilde gerçekleşmesine imkân tanıyor.
150 milyon Euro’luk yatırım
Üretimi mümkün olduğunca verimli kılmak amacıyla, 300 hektarı kapsayan Leipzig tesislerinde ciddi bir inşaat çalışması gerçekleştiren Porsche, 25.000m2’lik yeni montaj alanına, lojistik merkezine, pilot ve analiz merkeziyle birlikte eğitim binasına 150 milyon euro civarında yatırımda bulundu.
Tüm parçalar üretimden bir saat önce hazır
Panamera’nın seri üretiminde geliştirilen lojistik konsept, tüm tedarikçilerin dâhil edildiği prosedür planına ve programına sahip. Parçaların yüksek frekansta üretilmesini, üretim hattında ayrıca işlemden geçmeden sadece bir saat önce teslim edilmesini mümkün kılan konsept, pahalı depolama alanlarını ortadan kaldırarak, uluslararası otomotiv sanayisinde eşsiz bir uygulama ortaya koyuyor.
İki farklı araç, tek üretim bandında
İki farklı araç tipi Cayenne ve Panamera’nın tek bir üretim hattında üretilmesiyle önemli lojistik başarıya imza atan Porsche’nin Leipzig’deki fabrikası, 127 milyon Euro’luk bir maliyetle tamamlandı. Halen 600 personelin faaliyette olduğu fabrikada, 2003 ve 2006 yılları arasında sınırlı sayıda, 1270 adet Carrera GT de elle imal edildi. 2009 yılı başında 250.000’inci Cayenne’in üretim hattından çıktığı tesis, son derece modern müşteri merkezi, araç içinde hizmet verilen bölüm ve test bölümüyle birlikte altı kilometre uzunluğundaki offroad parkuruyla son derece başarılı.
150 milyon Euro’luk yatırım
Üretimi mümkün olduğunca verimli kılmak amacıyla, 300 hektarı kapsayan Leipzig tesislerinde ciddi bir inşaat çalışması gerçekleştiren Porsche, 25.000m2’lik yeni montaj alanına, lojistik merkezine, pilot ve analiz merkeziyle birlikte eğitim binasına 150 milyon euro civarında yatırımda bulundu.
Tüm parçalar üretimden bir saat önce hazır
Panamera’nın seri üretiminde geliştirilen lojistik konsept, tüm tedarikçilerin dâhil edildiği prosedür planına ve programına sahip. Parçaların yüksek frekansta üretilmesini, üretim hattında ayrıca işlemden geçmeden sadece bir saat önce teslim edilmesini mümkün kılan konsept, pahalı depolama alanlarını ortadan kaldırarak, uluslararası otomotiv sanayisinde eşsiz bir uygulama ortaya koyuyor.
İki farklı araç, tek üretim bandında
İki farklı araç tipi Cayenne ve Panamera’nın tek bir üretim hattında üretilmesiyle önemli lojistik başarıya imza atan Porsche’nin Leipzig’deki fabrikası, 127 milyon Euro’luk bir maliyetle tamamlandı. Halen 600 personelin faaliyette olduğu fabrikada, 2003 ve 2006 yılları arasında sınırlı sayıda, 1270 adet Carrera GT de elle imal edildi. 2009 yılı başında 250.000’inci Cayenne’in üretim hattından çıktığı tesis, son derece modern müşteri merkezi, araç içinde hizmet verilen bölüm ve test bölümüyle birlikte altı kilometre uzunluğundaki offroad parkuruyla son derece başarılı.
Mercedes R-Serisi 'Black Bison'
Ünlü Japon tuning firması Wald International, Alman otomobil devi Mercedes'in crossover modeli R-Serisi'ni 'Black Bison' ailesi dahil etti.
R-Serisi 'Black Bison' adıyla tanıtılan araç, ailenin diğer üyeleri gibi agresif görünümlü saldırgan bir body kite sahip. Bu body kit içerisinde yeni ön ve arka tamponlar, yan etekler, yeni ızgara seti, arka tampona entegre difüzör ve dört çıkışlı sportif görünümlü egzoz çıkışları bulunuyor. Ayrıca bunlara ek olarak sportif etkiyi artıran ön tamponun yan kısımlarında havalandırma girişleri ve yine ön tampona konumlandırılan her iki tarafta da ikili sis farları yer alıyor.
Tüm bu eklentiler ile son derece sportif ve sıradışı bir görünüm kazanan R-Serisi'ndeki değişiklikler bununla da kalmıyor. Tüm bu parçalara ek olarak aracın genel görünümüne uygun siyah renkte sportif jantlar bu body kite eşlik ediyor. Araç üzerindeki modifiye işlemleri yine siyah renkteki spor sispansiyon sistemi ile tamamlanıyor.
Wald International, araç hakkında daha fazla bilgi vermezken bu sportif body kitin fiyatı da henüz belli deği.
R-Serisi 'Black Bison' adıyla tanıtılan araç, ailenin diğer üyeleri gibi agresif görünümlü saldırgan bir body kite sahip. Bu body kit içerisinde yeni ön ve arka tamponlar, yan etekler, yeni ızgara seti, arka tampona entegre difüzör ve dört çıkışlı sportif görünümlü egzoz çıkışları bulunuyor. Ayrıca bunlara ek olarak sportif etkiyi artıran ön tamponun yan kısımlarında havalandırma girişleri ve yine ön tampona konumlandırılan her iki tarafta da ikili sis farları yer alıyor.
Tüm bu eklentiler ile son derece sportif ve sıradışı bir görünüm kazanan R-Serisi'ndeki değişiklikler bununla da kalmıyor. Tüm bu parçalara ek olarak aracın genel görünümüne uygun siyah renkte sportif jantlar bu body kite eşlik ediyor. Araç üzerindeki modifiye işlemleri yine siyah renkteki spor sispansiyon sistemi ile tamamlanıyor.
Wald International, araç hakkında daha fazla bilgi vermezken bu sportif body kitin fiyatı da henüz belli deği.
13 Haziran 2009 Cumartesi
BMW M3 Darth Maul
Eğer kendinizi araba konusunda 'kötü çocuk' olarak nitelendiriyorsanız bu BMW M3 tam size göre olabilir.
Kanadalı tuning firması MW Design, sade görüntüsünün altında bir canavar yatan 'Darth Maul' adında farklı bir BMW M3 versiyonu hazırladığını duyurdu. Fotoğraflarda sizin de gördüğünüz gibi araç hakkında çok fazla söylenebilecek birşey yok. Siyah rengi ile büyüleyici bir görüntüsü olan M3, MW Design'in hafif dokunuşlarıyla etkileyici bir hal almış durumda.
Sade tasarım üzerinden hafif bir modifiye işlemi uygulayan firma, parlak siyah üzerine portakal rengi detaylar ile M3'ü farklı bir görünüme kavuşturmuş. 'Darth Maul'un dış tasarımında karbon elyaf hava girişli portakal rengi şeritler ile süslenen yeni bir ön tampon ve yine karbon elyafdan üretilen arka difüzör göze çarpan parçalar arasında yer alıyor. Dış tasarımda bunlara ek olarak 20 inçlik portakal rengi detaylar ile süslenen siyah sportif jantlar ve bunları çevreleyen önde 285/25 arkada ise 245/30 lastikler, karbon elyafdan üretilmiş yan aynalar, bagaj kapağının üzerine yerleştirilen spoyler ve karartılmış arka farlar bulunuyor.
Araç üzerinde yapılan diğer modifikasyonlar arasında H & R spor yaylar bulunuyor. Araç bu yay sitemi sayesinde yola daha iyi tutunabiliyor. Firma ayrıca daha fazlasını isteyenler için spor egzoz sistemi de hazırlayabiliyor.
Kanadalı tuning firması MW Design, sade görüntüsünün altında bir canavar yatan 'Darth Maul' adında farklı bir BMW M3 versiyonu hazırladığını duyurdu. Fotoğraflarda sizin de gördüğünüz gibi araç hakkında çok fazla söylenebilecek birşey yok. Siyah rengi ile büyüleyici bir görüntüsü olan M3, MW Design'in hafif dokunuşlarıyla etkileyici bir hal almış durumda.
Sade tasarım üzerinden hafif bir modifiye işlemi uygulayan firma, parlak siyah üzerine portakal rengi detaylar ile M3'ü farklı bir görünüme kavuşturmuş. 'Darth Maul'un dış tasarımında karbon elyaf hava girişli portakal rengi şeritler ile süslenen yeni bir ön tampon ve yine karbon elyafdan üretilen arka difüzör göze çarpan parçalar arasında yer alıyor. Dış tasarımda bunlara ek olarak 20 inçlik portakal rengi detaylar ile süslenen siyah sportif jantlar ve bunları çevreleyen önde 285/25 arkada ise 245/30 lastikler, karbon elyafdan üretilmiş yan aynalar, bagaj kapağının üzerine yerleştirilen spoyler ve karartılmış arka farlar bulunuyor.
Araç üzerinde yapılan diğer modifikasyonlar arasında H & R spor yaylar bulunuyor. Araç bu yay sitemi sayesinde yola daha iyi tutunabiliyor. Firma ayrıca daha fazlasını isteyenler için spor egzoz sistemi de hazırlayabiliyor.
Hyundai Accent Era yenilendi
Türkiye’nin en çok tercih edilen otomobili Hyundai Accent Era, dış ve iç görünümünde yapılan yeniliklerle ve dizel motor için sunulmaya başlanan otomatik şanzıman seçeneğiyle yollara çıktı.
Türkiye’de Türk tüketicisinin istek ve beklentileri doğrultusunda üretilen ve güvenliği, ekonomikliği, pratikliği, performansı, konforu ve tasarımıyla herkesin gönlünde taht kuran Hyundai Accent Era’nın dış görünümünde krom kaplamalı yeni ön ızgara, beyaz renkli reflektörlere sahip ön farlar, yeni tip 5 kollu alaşım jantlar, Start ve Team donanım paketlerinde gövde renginde, Select ile Style donanım paketlerinde ise krom görünümlü kapı ve bagaj kapağı çıtaları kullanılıyor. Accent Era’nın iç görünümünde ise mavi aydınlatmalı göstergeler, yeni konsol rengi ve koltuk desenleri kullanılıyor.
Accent Era’daki bir diğer önemli yenilik ise, daha önce sadece 1.4 ve 1.6 litre benzinli motorlarda alınabilen otomatik şanzımanın artık 1.5 CRDi-VGT dizel motorla da birlikte alınabilmesi. Accent Era’nın kendini kanıtlamış olan 110 PS gücündeki güçlü ve ekonomik dizel motoru dört kademeli yeni otomatik şanzımanıyla 100 km’de ortalama 5,9 litre yakıt tüketiyor. Accent Era’yı 0’dan 100 km/s hıza 12,7 saniyede çıkaran bu şanzıman 182 km/s’lik de maksimum hız sunuyor.
Accent Era’da Start, Team, Select ve Style olmak üzere dört farklı donanım paketi sunuluyor. Start paketinde manuel klima, sürücü havayastığı ve aktif gergili emniyet kemeri, üç noktadan bağlı arka emniyet kemerleri, kaza anında katlanabilen direksiyon mili, darbe anında açılan kapı kilitleri, arka koltuklarda hareketli koltuk başlıkları, immobilizer, gövde rengi tamponlar ve yan koruma çıtaları, yükseklik ayarlı direksiyon simidi, USB ve harici bağlantılı radyo/CD/MP3 çalarlı müzik sistemi, elektrik kumandalı ön ve arka camlar ve çift kademeli yükseklik ayarlı sürücü koltuğu standart olarak sunuluyor. Team paketindeyse bu donanımlara ek olarak gecikmeli sönen iç aydınlatma, uzaktan kumandalı merkezi kilit ve alarm, direksiyondan kumandalı müzik sistemi ve klima standart olarak alınabiliyor. Team paketinde isteğe bağlı olarak EBD (Elektronik Fren Gücü Dağılımı) destekli ABS fren sistemi (1.6 lt benzinli Team’de standart), yolcu havayastığı ve otomatik şanzıman da alınabiliyor.
Accent Era’nın Select paketindeyse tüm sayılan donanımlara ek olarak harita okuma lambaları ve güneş gözlüğü saklama bölmesi, sürücü koltuğunda kol dayama yeri, arka bardaklıklar, gövde rengi dış aynalar ve kapı kolları, yolcu havayastığı ve aktif gergili emniyet kemeri, elektrik kumandalı ve ısıtmalı yan aynalar, dijital bilgi ekranı, elektronik kontrollü tam otomatik klima ve nem sensörü alınabiliyor. En üst seçenek olan Style paketindeyse ayrıca metal görünümlü orta konsol, elektrikli açılır tavan, yan ve perde havayastıkları, deri direksiyon simidi ile vites topuzu ve alaşımlı jantlar ekleniyor.
Yenilenen Hyundai Accent Era’ya 20 bin 300 TL’den başlayan fiyatlarla sahip olunabilirken 1.5 CRDi-VGT dizel motorla sunulan otomatik şanzıman seçeneğinin fiyatları, donanıma göre 26 bin 100 TL ile 31 bin 50 TL arasında değişiyor.
Türkiye’de Türk tüketicisinin istek ve beklentileri doğrultusunda üretilen ve güvenliği, ekonomikliği, pratikliği, performansı, konforu ve tasarımıyla herkesin gönlünde taht kuran Hyundai Accent Era’nın dış görünümünde krom kaplamalı yeni ön ızgara, beyaz renkli reflektörlere sahip ön farlar, yeni tip 5 kollu alaşım jantlar, Start ve Team donanım paketlerinde gövde renginde, Select ile Style donanım paketlerinde ise krom görünümlü kapı ve bagaj kapağı çıtaları kullanılıyor. Accent Era’nın iç görünümünde ise mavi aydınlatmalı göstergeler, yeni konsol rengi ve koltuk desenleri kullanılıyor.
Accent Era’daki bir diğer önemli yenilik ise, daha önce sadece 1.4 ve 1.6 litre benzinli motorlarda alınabilen otomatik şanzımanın artık 1.5 CRDi-VGT dizel motorla da birlikte alınabilmesi. Accent Era’nın kendini kanıtlamış olan 110 PS gücündeki güçlü ve ekonomik dizel motoru dört kademeli yeni otomatik şanzımanıyla 100 km’de ortalama 5,9 litre yakıt tüketiyor. Accent Era’yı 0’dan 100 km/s hıza 12,7 saniyede çıkaran bu şanzıman 182 km/s’lik de maksimum hız sunuyor.
Accent Era’da Start, Team, Select ve Style olmak üzere dört farklı donanım paketi sunuluyor. Start paketinde manuel klima, sürücü havayastığı ve aktif gergili emniyet kemeri, üç noktadan bağlı arka emniyet kemerleri, kaza anında katlanabilen direksiyon mili, darbe anında açılan kapı kilitleri, arka koltuklarda hareketli koltuk başlıkları, immobilizer, gövde rengi tamponlar ve yan koruma çıtaları, yükseklik ayarlı direksiyon simidi, USB ve harici bağlantılı radyo/CD/MP3 çalarlı müzik sistemi, elektrik kumandalı ön ve arka camlar ve çift kademeli yükseklik ayarlı sürücü koltuğu standart olarak sunuluyor. Team paketindeyse bu donanımlara ek olarak gecikmeli sönen iç aydınlatma, uzaktan kumandalı merkezi kilit ve alarm, direksiyondan kumandalı müzik sistemi ve klima standart olarak alınabiliyor. Team paketinde isteğe bağlı olarak EBD (Elektronik Fren Gücü Dağılımı) destekli ABS fren sistemi (1.6 lt benzinli Team’de standart), yolcu havayastığı ve otomatik şanzıman da alınabiliyor.
Accent Era’nın Select paketindeyse tüm sayılan donanımlara ek olarak harita okuma lambaları ve güneş gözlüğü saklama bölmesi, sürücü koltuğunda kol dayama yeri, arka bardaklıklar, gövde rengi dış aynalar ve kapı kolları, yolcu havayastığı ve aktif gergili emniyet kemeri, elektrik kumandalı ve ısıtmalı yan aynalar, dijital bilgi ekranı, elektronik kontrollü tam otomatik klima ve nem sensörü alınabiliyor. En üst seçenek olan Style paketindeyse ayrıca metal görünümlü orta konsol, elektrikli açılır tavan, yan ve perde havayastıkları, deri direksiyon simidi ile vites topuzu ve alaşımlı jantlar ekleniyor.
Yenilenen Hyundai Accent Era’ya 20 bin 300 TL’den başlayan fiyatlarla sahip olunabilirken 1.5 CRDi-VGT dizel motorla sunulan otomatik şanzıman seçeneğinin fiyatları, donanıma göre 26 bin 100 TL ile 31 bin 50 TL arasında değişiyor.
12 Haziran 2009 Cuma
Farklı bir rekor - 3 günde 3 kıta
Avusturyalı sürüş uzmanı Gerhard Plattner, Audi A3 ile 72 saatte üç kıtayı kat ederek bir dünya rekoruna imza attı. Yolculuk Rabat’tan başladı ve İstanbul’da sona erdi.
Fas’ın başkenti Rabat’tan başladığı rekor denemesini bugün İstanbul’un Asya yakasında sona erdiren Avusturyalı sürüş uzamanı Gerhard Plattner, 72 saat içinde 4 bin 949 kilometrelik yol kat ederek dünya rekoruna imza attı. Rekor denemesine Fas’ın başkenti Rabat’ta bulunan Kral mezarlığından başlayan deneyimli sürüş uzmanı Plattner, Cebelitarık Boğazı’nı Hızlı feribotla geçerek İspanya’nın Tarifa kentine ulaştı. Yardımcı pilot Franz Doppler’in eşlik ettiği Plattner, yolculuklarına İspanya, Fransa, İtalya rotası ile devam eden pilotlar Münih’te verdikleri kısa aranın ardından Balkan ülkeleri üzerinden Bulgaristan’a ulaştı. Plattner, İstanbul’a varmış olduklarından duydukları mutluluğu belirterek üç günde 3 kıta geçerek ilk kez böyle bir rekor denemesi yapıldığını belirtti. 4 bin 949 kilometrelik yolu 97.6 kilometre hızla aldıklarını söyleyen pilot Plattner, “Ortalama hızın böyle olması yolların kötü olduğunu gösterir. Güzel yollarda hız limitlerine uyarak hızlı sürdük.” diye konuştu.
“YOLCULUĞUMUZ SIRASINDA 100 KİLOMETREDE 5,6 LİTRE YAKIT TÜKETTİK”
Audi A3 modelinin yol boyunca keyifli bir sürüş sağladığına ve yolculuk süresince 100 kilometrede 5,6 litre yakıt kullandıklarına dikkat çeken Plattner, “Audi A3 çok iyi bir araba. Her şeyden önce küçük ve kavraması kolay. Bu, sürücünün rahatlığı açısından çok önemli. Çok konforlu bir araba” dedi. Böyle bir rekoru kırmada doğru aracı kullanmanın yanı sıra doğru zamanda yolculuk etmenin de gerektiğini vurgulayan Plattner, “Bu yolculuğu kışın yollar buzlu ve karlıyken de yapabilirdik, Ağustos ayında yoğun bir trafik varken de yapabilirdik. Doğru zamanı seçtiğimizi düşünüyorum. Yol boyunca duraklama, kaza gibi bizi engelleyecek sorunlarla karşılaşmadık. Hiçbir sorun yaşamadık” diye konuştu.
Rekor kitaplarına yeni bir rekor eklemekten daha çok, Ingolstadt’a tam 100 hatıra fotoğrafından oluşan foto grafik bir dokümanla dönmek istediğini belirten Plattner, “Çünkü Audi markasının 100. yılını bu şekilde kutlamayı arzu ediyorum.” dedi.
“BU REKOR DENEMESİNİ İSTANBUL GİBİ GÜZEL BİR ŞEHİRDE NOKTALADIĞIMIZ İÇİN ÇOK MUTLUYUZ...”
Tek şoför ile yol almanın zor olduğunu ve sürüş sırasında yoruldukları sırada yardımcı pilot Doppler ile değiştiklerini belirten Plattner, bu yüzden uzun rotaları süresince uyku sorunu yaşamadıklarını söyledi. Platter, seyahat rotasındaki bazı yolların kötü durumda olduğuna dikkat çekerek, “Türk sınırına yakın kesimlerde kötü yollar vardı. Geçen yıllara kıyasla yolların çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim” derken, Türkiye’deki yolların ise iyi olduğunu” dedi. 13 ülkeyi içeren 4 bin 949 kilometrelik yolda Plattner’a eşlik eden yardımcı pilot Franz Doppler de, ekip arkadaşı ile daha önce de seyahat ettiklerini ve yarış öncesinde de test sürüşleri yaptıklarını belirterek, “Bu yaptığımız yolculuklar arasında en keyifli olanıydı. Zor ve uzun bir yoldu. Bu rekor denemesini İstanbul gibi güzel bir şehirde noktalamaktan mutluluk duyuyoruz. Çok iyi bir iş çıkardık” ifadelerini kullandı.
PLATTNER, “DÜNYANIN EN ÇOK YÖNLÜ SÜRÜCÜSÜ” OLARAK GUINESS REKORUNA SAHİP
Guiness Dünya Rekorlar Kitabında “Dünyanın En Çok Yönlü Sürücüsü” unvanını elinde bulunduran Gerhard Plattner, eski başarıları ile ilgili olarak “Guiness kitabında dünyanın “en çok yönlü” sürücüsü olarak geçiyorum. En az yakıt tüketimi ile en verimli şekilde 28 günde dünyayı dolaştım. Bugüne kadar yaptığım kilometre 7 milyon metrekare civarındadır. Norveç’ten İspanya’ya 2.9 litre yakıt kullanarak bir rekora imza attım” dedi.
Fas’ın başkenti Rabat’tan başladığı rekor denemesini bugün İstanbul’un Asya yakasında sona erdiren Avusturyalı sürüş uzamanı Gerhard Plattner, 72 saat içinde 4 bin 949 kilometrelik yol kat ederek dünya rekoruna imza attı. Rekor denemesine Fas’ın başkenti Rabat’ta bulunan Kral mezarlığından başlayan deneyimli sürüş uzmanı Plattner, Cebelitarık Boğazı’nı Hızlı feribotla geçerek İspanya’nın Tarifa kentine ulaştı. Yardımcı pilot Franz Doppler’in eşlik ettiği Plattner, yolculuklarına İspanya, Fransa, İtalya rotası ile devam eden pilotlar Münih’te verdikleri kısa aranın ardından Balkan ülkeleri üzerinden Bulgaristan’a ulaştı. Plattner, İstanbul’a varmış olduklarından duydukları mutluluğu belirterek üç günde 3 kıta geçerek ilk kez böyle bir rekor denemesi yapıldığını belirtti. 4 bin 949 kilometrelik yolu 97.6 kilometre hızla aldıklarını söyleyen pilot Plattner, “Ortalama hızın böyle olması yolların kötü olduğunu gösterir. Güzel yollarda hız limitlerine uyarak hızlı sürdük.” diye konuştu.
“YOLCULUĞUMUZ SIRASINDA 100 KİLOMETREDE 5,6 LİTRE YAKIT TÜKETTİK”
Audi A3 modelinin yol boyunca keyifli bir sürüş sağladığına ve yolculuk süresince 100 kilometrede 5,6 litre yakıt kullandıklarına dikkat çeken Plattner, “Audi A3 çok iyi bir araba. Her şeyden önce küçük ve kavraması kolay. Bu, sürücünün rahatlığı açısından çok önemli. Çok konforlu bir araba” dedi. Böyle bir rekoru kırmada doğru aracı kullanmanın yanı sıra doğru zamanda yolculuk etmenin de gerektiğini vurgulayan Plattner, “Bu yolculuğu kışın yollar buzlu ve karlıyken de yapabilirdik, Ağustos ayında yoğun bir trafik varken de yapabilirdik. Doğru zamanı seçtiğimizi düşünüyorum. Yol boyunca duraklama, kaza gibi bizi engelleyecek sorunlarla karşılaşmadık. Hiçbir sorun yaşamadık” diye konuştu.
Rekor kitaplarına yeni bir rekor eklemekten daha çok, Ingolstadt’a tam 100 hatıra fotoğrafından oluşan foto grafik bir dokümanla dönmek istediğini belirten Plattner, “Çünkü Audi markasının 100. yılını bu şekilde kutlamayı arzu ediyorum.” dedi.
“BU REKOR DENEMESİNİ İSTANBUL GİBİ GÜZEL BİR ŞEHİRDE NOKTALADIĞIMIZ İÇİN ÇOK MUTLUYUZ...”
Tek şoför ile yol almanın zor olduğunu ve sürüş sırasında yoruldukları sırada yardımcı pilot Doppler ile değiştiklerini belirten Plattner, bu yüzden uzun rotaları süresince uyku sorunu yaşamadıklarını söyledi. Platter, seyahat rotasındaki bazı yolların kötü durumda olduğuna dikkat çekerek, “Türk sınırına yakın kesimlerde kötü yollar vardı. Geçen yıllara kıyasla yolların çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim” derken, Türkiye’deki yolların ise iyi olduğunu” dedi. 13 ülkeyi içeren 4 bin 949 kilometrelik yolda Plattner’a eşlik eden yardımcı pilot Franz Doppler de, ekip arkadaşı ile daha önce de seyahat ettiklerini ve yarış öncesinde de test sürüşleri yaptıklarını belirterek, “Bu yaptığımız yolculuklar arasında en keyifli olanıydı. Zor ve uzun bir yoldu. Bu rekor denemesini İstanbul gibi güzel bir şehirde noktalamaktan mutluluk duyuyoruz. Çok iyi bir iş çıkardık” ifadelerini kullandı.
PLATTNER, “DÜNYANIN EN ÇOK YÖNLÜ SÜRÜCÜSÜ” OLARAK GUINESS REKORUNA SAHİP
Guiness Dünya Rekorlar Kitabında “Dünyanın En Çok Yönlü Sürücüsü” unvanını elinde bulunduran Gerhard Plattner, eski başarıları ile ilgili olarak “Guiness kitabında dünyanın “en çok yönlü” sürücüsü olarak geçiyorum. En az yakıt tüketimi ile en verimli şekilde 28 günde dünyayı dolaştım. Bugüne kadar yaptığım kilometre 7 milyon metrekare civarındadır. Norveç’ten İspanya’ya 2.9 litre yakıt kullanarak bir rekora imza attım” dedi.
Bir uçmadığı kalmıştı!
Dünyanın en hızlı otomobillerini üreten İtalyan otomobil üreticisi Ferrari'de büyük değişim başladı.
Ferrari'nin ilginç modelinin tasarımcısı Vincent Montreuil. Tasarımcı, Ferrari X-Racer'ı tasarlarken Star Wars serisinin uzay gemilerinden etkilenmişe benziyor. İlk çizimleri ortaya çıkan yeni Ferrari X-racer serisi şirketin uçabilen ilk dizaynı.
Saatte 2 bin 56 kilometre hızıyla heyecanlandıran X-Racer 8 metre uzunluğunda ve açılabilen yan kanatlarıyla 12 metre genişliğe ulaşabiliyor.
Ferrari'nin ilginç modelinin tasarımcısı Vincent Montreuil. Tasarımcı, Ferrari X-Racer'ı tasarlarken Star Wars serisinin uzay gemilerinden etkilenmişe benziyor. İlk çizimleri ortaya çıkan yeni Ferrari X-racer serisi şirketin uçabilen ilk dizaynı.
Saatte 2 bin 56 kilometre hızıyla heyecanlandıran X-Racer 8 metre uzunluğunda ve açılabilen yan kanatlarıyla 12 metre genişliğe ulaşabiliyor.
MINI JCW World Championship 50
İlk defa Silverstone'da düzenlenen 2009 MINI Festivali'nde görücüye çıkan MINI John Cooper Works World Championship 50'ye ait resmi bilgiler yayınlandı. Bu özel seri, 1959 yılında Jack Brabham'ın sürücülüğünü yaptığı Formula 1 dünya şampiyonasında yarışan Cooper Racing Team'e itafen hazırlandı.
250 adet ile sınırlı sayıda üretilecek olan MINI JCW World Championship 50, 211 HP güç üreten 1.6 litrelik twin turbo beslemeli motor ile donatılmış. Araç bu güçlü motor ile 100 km/s hıza 6.5 saniyede ulaşıyor ve son sürat olarak 238 km/s hız yapabiliyor.
Üretilecek olan tüm araçlar 1950 ve 60'lı yıllardaki İngiliz yarış araçlarındaki gibi 'Connaught Yeşil' renginde olacak. Bu özel renk 'Pepper Beyaz' renginde yarış şeritleri ve 17 inçlik siyah renk sportif jantlar ile kombine edilmiş.
Aracın diğer dış özellikleri arasında JCW aerodinamik paketi, bolca karbon fiber parçalar, arka difüzör, dış ayna kapakları ve üzerinde özel amblem bulunan bagaj kapağı yer alıyor.
World Championship 50'nin iç mekanı aracın dış görünümünde olduğu gibi özel olarak dizayn edilmiş. Aracın iç kısmı karbon elyaf ve kırmızı tonlardaki parçalar ile farklı bir temaya sahip. İç mekanda siyah deri koltuklar ve Alcantara ile kaplı direksiyon simidi dikkat çeken tasarım detayları arasında yer alıyor.
Bu özel seri MINI John Cooper Works modeli için henüz net bir fiyat belli değil.
250 adet ile sınırlı sayıda üretilecek olan MINI JCW World Championship 50, 211 HP güç üreten 1.6 litrelik twin turbo beslemeli motor ile donatılmış. Araç bu güçlü motor ile 100 km/s hıza 6.5 saniyede ulaşıyor ve son sürat olarak 238 km/s hız yapabiliyor.
Üretilecek olan tüm araçlar 1950 ve 60'lı yıllardaki İngiliz yarış araçlarındaki gibi 'Connaught Yeşil' renginde olacak. Bu özel renk 'Pepper Beyaz' renginde yarış şeritleri ve 17 inçlik siyah renk sportif jantlar ile kombine edilmiş.
Aracın diğer dış özellikleri arasında JCW aerodinamik paketi, bolca karbon fiber parçalar, arka difüzör, dış ayna kapakları ve üzerinde özel amblem bulunan bagaj kapağı yer alıyor.
World Championship 50'nin iç mekanı aracın dış görünümünde olduğu gibi özel olarak dizayn edilmiş. Aracın iç kısmı karbon elyaf ve kırmızı tonlardaki parçalar ile farklı bir temaya sahip. İç mekanda siyah deri koltuklar ve Alcantara ile kaplı direksiyon simidi dikkat çeken tasarım detayları arasında yer alıyor.
Bu özel seri MINI John Cooper Works modeli için henüz net bir fiyat belli değil.
10 Haziran 2009 Çarşamba
Farklı görünmek isteyenlere - ABT AS3
Tuning firması ABT, yeni Audi A3 için bir tuning kit hazırladığını duyurdu. Bu kit daha fazla estetik görünüm arayışı içinde olanların isteklerini karşılayacak.
ABT'nin bu tuning paketi içerisinde, yeni ön ızgara, çamurluk ve daha agresif görünümlü bir ön tampon bulunuyor. Ayrıca çift ön LED ışıklar da standart ampuller ile değiştirilerek farklı bir görünüm oluşturulmuş.
Dış görünümdeki yeni eklentiler ön spoyler, yan etekler ve arka önlük ile devam ediyor. Aracın arka kısmına daha zengin bir görünüm katan dört egzoz çıkışı bulunuyor. Bu bodykit için 18 ve 19 inçlik Abt AR veya BR alaşım jantlar öneriliyor. Aracın yol tutuşunu daha çevik bir hale getiren 35 mm düşürülmüş süspansiyon sistemi bu sportif jantlaraq eşlik ediyor.
A3 bu dış görünümündeki farklılığı motor gücüyle de ortaya koyuyor. 1.4 litrelik 125 HP gücündeki TSI motor, ABT'nin yaptığı modifikasyonlar sonrasında 165 HP güç üretir bir hale getirilmiş. Ayrıca 2.0 litrelik 200 HP gücündeki motor da artık 240 HP güç üretiyor.
Diğez motor üzerinde de geliştirme yapan ABT, 2.0 litrelik 170 HP gücündeki TDI motoru 190 HP gücüne çıkarmış. Motorlar üzerindeki güç artırımı hakkında bilgi veren ABT, motorların dayanıklılık ve yakıt tüketiminde etkilenme olmadığını söylüyor
ABT'nin bu tuning paketi içerisinde, yeni ön ızgara, çamurluk ve daha agresif görünümlü bir ön tampon bulunuyor. Ayrıca çift ön LED ışıklar da standart ampuller ile değiştirilerek farklı bir görünüm oluşturulmuş.
Dış görünümdeki yeni eklentiler ön spoyler, yan etekler ve arka önlük ile devam ediyor. Aracın arka kısmına daha zengin bir görünüm katan dört egzoz çıkışı bulunuyor. Bu bodykit için 18 ve 19 inçlik Abt AR veya BR alaşım jantlar öneriliyor. Aracın yol tutuşunu daha çevik bir hale getiren 35 mm düşürülmüş süspansiyon sistemi bu sportif jantlaraq eşlik ediyor.
A3 bu dış görünümündeki farklılığı motor gücüyle de ortaya koyuyor. 1.4 litrelik 125 HP gücündeki TSI motor, ABT'nin yaptığı modifikasyonlar sonrasında 165 HP güç üretir bir hale getirilmiş. Ayrıca 2.0 litrelik 200 HP gücündeki motor da artık 240 HP güç üretiyor.
Diğez motor üzerinde de geliştirme yapan ABT, 2.0 litrelik 170 HP gücündeki TDI motoru 190 HP gücüne çıkarmış. Motorlar üzerindeki güç artırımı hakkında bilgi veren ABT, motorların dayanıklılık ve yakıt tüketiminde etkilenme olmadığını söylüyor
Benzine 6 ayda yüzde 20 zam
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK), 'fiyatlar yüksek' açıklamasına rağmen, benzine yine zam geldi.
Dün geceden geçerli olmak üzere, Ankara ve İzmir'de 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı 3,17 liradan 3,24 liraya, İstanbul'da ise 3,18 liradan 3,25 liraya yükseldi.
97 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı ise 7 kuruş artışla Ankara'da 3,23 liradan 3,30 liraya, İstanbul (Avrupa yakası) ve İzmir'de 3,24 liradan 3,31 liraya çıktı.
Dağıtım firmalarının belirlediği tavan fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve şehirlere göre ufak farklılıklar gösteriyor.
EPDK UYARDI: FİYATLAR YÜKSEK
EPDK, uzun süredir diğer ülkelere kıyasla yüksek olduğu nedeniyle gündemde olan akaryakıt fiyatlarının, kanuna aykırı şekilde tespit edildiğine karar vermişti.
EPDK, serbest piyasa koşullarına da uymayacak şekilde belirlenen fiyat politikalarında değişiklik yapılması için akaryakıt şirketlerine 20 gün süre tanımıştı.
BENZİN YÜZDE 20 ZAMLANDI
NTVMSNBC'nin haberine göre; benzin fiyatları bu yıl yüzde 20 artış kaydetti. Yılbaşında 2,71 TL olan 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı son zamla birlikte 3,25 TL'ye kadar yükseldi.
40 LİTRELİK BİR DEPO 130'A DOLUYOR
Başka bir deyişle 40 litrelik bir depo yılbaşında 108 liraya dolarken, bu rakam bugün itibariyle 130 liraya yükseldi. Böylece 6 aylık bir dönemde depo başına 22 liralık bir zam ortaya çıktı.
Dün geceden geçerli olmak üzere, Ankara ve İzmir'de 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı 3,17 liradan 3,24 liraya, İstanbul'da ise 3,18 liradan 3,25 liraya yükseldi.
97 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı ise 7 kuruş artışla Ankara'da 3,23 liradan 3,30 liraya, İstanbul (Avrupa yakası) ve İzmir'de 3,24 liradan 3,31 liraya çıktı.
Dağıtım firmalarının belirlediği tavan fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve şehirlere göre ufak farklılıklar gösteriyor.
EPDK UYARDI: FİYATLAR YÜKSEK
EPDK, uzun süredir diğer ülkelere kıyasla yüksek olduğu nedeniyle gündemde olan akaryakıt fiyatlarının, kanuna aykırı şekilde tespit edildiğine karar vermişti.
EPDK, serbest piyasa koşullarına da uymayacak şekilde belirlenen fiyat politikalarında değişiklik yapılması için akaryakıt şirketlerine 20 gün süre tanımıştı.
BENZİN YÜZDE 20 ZAMLANDI
NTVMSNBC'nin haberine göre; benzin fiyatları bu yıl yüzde 20 artış kaydetti. Yılbaşında 2,71 TL olan 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatı son zamla birlikte 3,25 TL'ye kadar yükseldi.
40 LİTRELİK BİR DEPO 130'A DOLUYOR
Başka bir deyişle 40 litrelik bir depo yılbaşında 108 liraya dolarken, bu rakam bugün itibariyle 130 liraya yükseldi. Böylece 6 aylık bir dönemde depo başına 22 liralık bir zam ortaya çıktı.
Chrysler'in satış süreci başlıyor
ABD Yüksek Mahkemesi, ABD'li otomotiv şirketinin Chrysler'in İtalyan otomotiv şirketi Fiat önderliğindeki konsorsiyuma satışının yolunu açtı.
Indiana eyaletinden 3 emeklilik fonu, mahkemeye başvurarak satış sürecinin durdurulmasını talep etmişti.
Yüksek Mahkeme de talebin görüşülmesi öncesinde satış sürecini ertelemişti. Ancak mahkeme emeklilik fonlarının talebini reddederek satış sürecinin tekrar yolunu açtı.
Mahkemenin kararı, Beyaz Saray tarafından da memnuniyetle karşılanırken, ismi açıklanmayan bir yetkili, ''Chrysler-Fiat ortaklığının ve Chrysler'in yeniden rekabetçi ve verimli bir otomotiv üreticisi olarak ortaya çıkmasından, önünün açılmasından çok memnunuz'' dedi.
Chrysler'in yaşadığı süreç, benzer bir iflas koruma başvurusu bulunan General Motors için de büyük önem taşıyor.
Indiana eyaletinden 3 emeklilik fonu, mahkemeye başvurarak satış sürecinin durdurulmasını talep etmişti.
Yüksek Mahkeme de talebin görüşülmesi öncesinde satış sürecini ertelemişti. Ancak mahkeme emeklilik fonlarının talebini reddederek satış sürecinin tekrar yolunu açtı.
Mahkemenin kararı, Beyaz Saray tarafından da memnuniyetle karşılanırken, ismi açıklanmayan bir yetkili, ''Chrysler-Fiat ortaklığının ve Chrysler'in yeniden rekabetçi ve verimli bir otomotiv üreticisi olarak ortaya çıkmasından, önünün açılmasından çok memnunuz'' dedi.
Chrysler'in yaşadığı süreç, benzer bir iflas koruma başvurusu bulunan General Motors için de büyük önem taşıyor.
09 Haziran 2009 Salı
Niva cip yerine dev Hummer!
Ruslar, Moskova sokaklarında Başbakanları Vladimir Putin'in Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya ziyaretinde basın mensuplarına tanıttığı Rus yapımı Niva cipler yerine dev Hummer'larla dolaşmayı tercih ediyor. Küresel ekonomik krizin derinden etkilediği zengin Ruslar, Hummer marka cip alışkanlıklarından vazgeçemiyor. Yoğun Moskova trafiğinde kaldırımlardan geçerek hızla yol alan Hummer cip kullananların, şimdi bir de kulüpleri var. Kendi türünde ilk örneği olan Hummer sevenler, Uluslararası Hummer Otomobil Sahipleri ve Fanları olarak organize olmuş durumda.
General Motorsun iflası üzerine, Çinli Sichuan Tengzhong Heavy Industrial Machinery şirketine satışı planlanan Hummer marka otomobile Rus zenginlerin ilgisi giderek artıyor. Nisan ayında Hummer marka ciplerin Rusya satışında herhangi bir düşüş yaşanmadı. Kulüp üyeleri Hummer markasının Çinli firmaya geçecek olmasından da endişeli değil. Kulübün bir yıllık geçmişine rağmen, şimdiden üyeleri 5 yüzü bulmuş.
Hummer Kulübü kurucularından Igor Gorski, kimin marka sahibi olacağının kendileri için önemli olmadığını ifade ederek, "Eğer insanlar Hummer satın alıyorsa demek ki, otomobil üretimi devam edecek. Bu bizim için daha önemli. Kimin marka sahibi olacağı değil. Kulüp üye sayımız son iki ayda yüzde 40 büyüdü. Hummer'a ilgi giderek artıyor." dedi.
İlk başlangıçta ordu için tasarlanmasına rağmen Hummer cipler, Rusya'nın başkenti Moskova'da şehir trafiğinin de egzotik bireyi haline geldi. Hummer otomobilleri kocaman ve güçlü, ortalama ağırlıkları üç buçuk-dört ton arasında değişiyor. Ancak gerçek anlamda Hummer'lar şehir dışında, bozuk yollarda ve geçilmesi güç olan bölgelerde değer kazanıyor.
Hummer'i Rusya'da ayrıca bayan sürücüleri de büyük beğeni ile kullanıyor. Kulüp üyesi Rus bayan, Hummer'e ilgisini şöyle anlatıyor: "Ben bu arabayı çok seviyorum. Dört çocuğumuz var. Onları okula bırakmak, pikniğe götürmek, birlikte gezilere gitmek için bu araç çok kullanışlı." Hummer bütün engelleri aşabilir, ancak şehirde bazı sorunlara neden olabiliyor. Mesela büyüklüğü nedeniyle sık sık park sorunu yaşarken, altı litrelik motorun tükettiği yakıtta dezavantaj olarak görülüyor.
General Motorsun iflası üzerine, Çinli Sichuan Tengzhong Heavy Industrial Machinery şirketine satışı planlanan Hummer marka otomobile Rus zenginlerin ilgisi giderek artıyor. Nisan ayında Hummer marka ciplerin Rusya satışında herhangi bir düşüş yaşanmadı. Kulüp üyeleri Hummer markasının Çinli firmaya geçecek olmasından da endişeli değil. Kulübün bir yıllık geçmişine rağmen, şimdiden üyeleri 5 yüzü bulmuş.
Hummer Kulübü kurucularından Igor Gorski, kimin marka sahibi olacağının kendileri için önemli olmadığını ifade ederek, "Eğer insanlar Hummer satın alıyorsa demek ki, otomobil üretimi devam edecek. Bu bizim için daha önemli. Kimin marka sahibi olacağı değil. Kulüp üye sayımız son iki ayda yüzde 40 büyüdü. Hummer'a ilgi giderek artıyor." dedi.
İlk başlangıçta ordu için tasarlanmasına rağmen Hummer cipler, Rusya'nın başkenti Moskova'da şehir trafiğinin de egzotik bireyi haline geldi. Hummer otomobilleri kocaman ve güçlü, ortalama ağırlıkları üç buçuk-dört ton arasında değişiyor. Ancak gerçek anlamda Hummer'lar şehir dışında, bozuk yollarda ve geçilmesi güç olan bölgelerde değer kazanıyor.
Hummer'i Rusya'da ayrıca bayan sürücüleri de büyük beğeni ile kullanıyor. Kulüp üyesi Rus bayan, Hummer'e ilgisini şöyle anlatıyor: "Ben bu arabayı çok seviyorum. Dört çocuğumuz var. Onları okula bırakmak, pikniğe götürmek, birlikte gezilere gitmek için bu araç çok kullanışlı." Hummer bütün engelleri aşabilir, ancak şehirde bazı sorunlara neden olabiliyor. Mesela büyüklüğü nedeniyle sık sık park sorunu yaşarken, altı litrelik motorun tükettiği yakıtta dezavantaj olarak görülüyor.
Deposu 2 dolara doluyor
Macaristan'da, deposu sadece 2 dolara dolan, elektrikli otomobilin tanıtımı yapıldı.
Elektrikli otomobillerin distribütörü Comtex Green firmasının genel müdürü Janos Szabo, tanıtım sırasında, saatte en fazla 80 kilometre hız yapabilen aracın akülerinin 8 saatte tam olarak doldurulabildiğini, bunun da 2 dolar maliyet anlamına geldiğini belirtti.
Aracı satın almak isteyenlerin sadece 3 ay beklemesi gerektiğini kaydeden Szabo, satış fiyatı 17 bin 500 dolar olan otomobilin hem çevreci hem ekonomik olduğunu söyledi.
Hindistan'da REVA Electric Car Company tarafından üretilen dört kişilik şehir otomobillerinin Macaristan'da da üretilmesi için girişimde bulunulduğu kaydedildi.
Elektrikli otomobillerin distribütörü Comtex Green firmasının genel müdürü Janos Szabo, tanıtım sırasında, saatte en fazla 80 kilometre hız yapabilen aracın akülerinin 8 saatte tam olarak doldurulabildiğini, bunun da 2 dolar maliyet anlamına geldiğini belirtti.
Aracı satın almak isteyenlerin sadece 3 ay beklemesi gerektiğini kaydeden Szabo, satış fiyatı 17 bin 500 dolar olan otomobilin hem çevreci hem ekonomik olduğunu söyledi.
Hindistan'da REVA Electric Car Company tarafından üretilen dört kişilik şehir otomobillerinin Macaristan'da da üretilmesi için girişimde bulunulduğu kaydedildi.
Alfa Romeo'dan sportif indirim!
Alfa Romeo Türkiye, İtalyan otomobil üreticisinin lüks spor otomobil sınıfındaki Brera ve Spider modelleri için geçerli olan ve 5 bin Euro’yu aşan indirim avantajı sunan stoklarla sınırlı bir kampanyaya start verdi. Alfa Romeo Brera ve Spider modellerinin 2.2 litre 185 HP ve Selespeed şanzımanlı modelleri için geçerli olan kampanya kapsamında Alfa Romeo Brera 2.2 JTS Selespeed 53 bin 004 Euro; Alfa Romeo Spider 2.2 JTS Selespeed ise 55 bin 290 Euro’dan başlayan anahtar teslim fiyatlarıyla dikkat çekiyor.
Alfa Romeo’nun lüks spor otomobil sınıfında yer alan Brera ve Spider modellerinin 2.2 litre 185 HP ve Selespeed şanzımanlı versiyonları için stoklarla sınırlı bir kampanya düzenleyen Alfa Romeo Türkiye, 5 bin Euro’yu aşan cazip indirim imkanı sunuyor. Kampanya kapsamına dahil edilen zengin donanımlı Alfa Romeo Brera 2.2 JTS Selespeed 53 bin 004 Euro; Alfa Romeo Spider 2.2 JTS Selespeed ise 55 bin 290 Euro’dan başlayan anahtar teslim fiyatıyla dikkat çekiyor.
Adını Milano’daki çok ünlü bir sanat akademisinden alan Alfa Romeo Brera, Alfa 159 ile aynı platform üzerinde yükseliyor. Alfa Romeo Brera, 4.41 metre uzunluğu, 1.83 metre genişliği ve 1.34 metre yüksekliğiyle kompakt boyutlara sahip olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Hatchback-coupe melezi Alfa Romeo Brera’nın global anlamda birçok ödüle layık görülen cesur tasarımında, üç lensli kızgın bakışlı farları, V biçimli 147 stili ızgarası ve alt hava girişleri ön plana çıkıyor. Bununla birlikte Alfa logosunu da kapsayan daha kaslı motor kaputu ise belirgin biçimde araca sportif bir dinamizm katıyor. Guigiaro tarafından tasarımı tamamlanan Alfa Romeo Brera’daki sert omuz çizgileri, kabarık çamurluklar ve C sütununa kadar gelen ön camla bütünleşik cam tavan (Skywindow), dinamizm dolu bir profil elde edilmesine yardımcı oluyor.
Kampanya kapsamında 5 bin Euro’yu aşan indirim fırsatıyla dikkat çeken stoklarla sınırlı Alfa Romeo Brera’da görev yapan 2.2 litre JTS motor, 185 HP güç ve 230 Nm tork üretiyor. 1470 kg’lik boş ağırlığa sahip Alfa Romeo Brera 2.2 JTS’in Selespeed şanzımanlı versiyonu, 224 km/s’lik son hıza erişirken, 0-100 km/s hızlanmasını 8.6 saniyede tamamlıyor. 70 litrelik yakıt deposu hacmine sahip Alfa Romeo Brera’nın Selespeed şanzıman ve 2.2 litre JTS motorlu versiyonu, 100 km’de 9.1 litrelik ortalama yakıt tüketim değeri sunuyor.
Alfa Romeo’nun bir başka tasarım ikonu olarak dikkat çeken Spider modeli ise Brera’nın cabrio versiyonu olarak dikkat çekiyor. Alfa Romeo Spider 2.2 JTS Selespeed ise 224 km/s’lik son hız ve 8.8 sn’lik 0-100 km/s hızlanma değeri gibi performans verileriyle lüks spor otomobil severlere hitap ediyor.
Alfa Romeo’nun lüks spor otomobil sınıfında yer alan Brera ve Spider modellerinin 2.2 litre 185 HP ve Selespeed şanzımanlı versiyonları için stoklarla sınırlı bir kampanya düzenleyen Alfa Romeo Türkiye, 5 bin Euro’yu aşan cazip indirim imkanı sunuyor. Kampanya kapsamına dahil edilen zengin donanımlı Alfa Romeo Brera 2.2 JTS Selespeed 53 bin 004 Euro; Alfa Romeo Spider 2.2 JTS Selespeed ise 55 bin 290 Euro’dan başlayan anahtar teslim fiyatıyla dikkat çekiyor.
Adını Milano’daki çok ünlü bir sanat akademisinden alan Alfa Romeo Brera, Alfa 159 ile aynı platform üzerinde yükseliyor. Alfa Romeo Brera, 4.41 metre uzunluğu, 1.83 metre genişliği ve 1.34 metre yüksekliğiyle kompakt boyutlara sahip olduğunu net biçimde ortaya koyuyor. Hatchback-coupe melezi Alfa Romeo Brera’nın global anlamda birçok ödüle layık görülen cesur tasarımında, üç lensli kızgın bakışlı farları, V biçimli 147 stili ızgarası ve alt hava girişleri ön plana çıkıyor. Bununla birlikte Alfa logosunu da kapsayan daha kaslı motor kaputu ise belirgin biçimde araca sportif bir dinamizm katıyor. Guigiaro tarafından tasarımı tamamlanan Alfa Romeo Brera’daki sert omuz çizgileri, kabarık çamurluklar ve C sütununa kadar gelen ön camla bütünleşik cam tavan (Skywindow), dinamizm dolu bir profil elde edilmesine yardımcı oluyor.
Kampanya kapsamında 5 bin Euro’yu aşan indirim fırsatıyla dikkat çeken stoklarla sınırlı Alfa Romeo Brera’da görev yapan 2.2 litre JTS motor, 185 HP güç ve 230 Nm tork üretiyor. 1470 kg’lik boş ağırlığa sahip Alfa Romeo Brera 2.2 JTS’in Selespeed şanzımanlı versiyonu, 224 km/s’lik son hıza erişirken, 0-100 km/s hızlanmasını 8.6 saniyede tamamlıyor. 70 litrelik yakıt deposu hacmine sahip Alfa Romeo Brera’nın Selespeed şanzıman ve 2.2 litre JTS motorlu versiyonu, 100 km’de 9.1 litrelik ortalama yakıt tüketim değeri sunuyor.
Alfa Romeo’nun bir başka tasarım ikonu olarak dikkat çeken Spider modeli ise Brera’nın cabrio versiyonu olarak dikkat çekiyor. Alfa Romeo Spider 2.2 JTS Selespeed ise 224 km/s’lik son hız ve 8.8 sn’lik 0-100 km/s hızlanma değeri gibi performans verileriyle lüks spor otomobil severlere hitap ediyor.
Siyah cam filmi ölüme yol açıyor
Yasak olmasına karşın çok sayıda otomobilde bulunan cam filmlerinin, kaza sırasında camın dağılmasını ve araçtan çıkışı önlediği, aynı zamanda kırılan büyük parçaların yaralanmaya neden olduğu bildirildi.
Otomobillerde en çok gerçekleştirilen modifiye olan camlara film uygulanması, trafik kurallarına göre 115 YTL ceza gerektiriyor. Aynı araç üç kez camları filmli şekilde ceza alması durumunda trafikten men edilirken, araçların zorunlu fenni muayenelerinde de camları filmi araçlara onay raporu verilmiyor.
Çukurova Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Otomotiv Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kadir Aydın, cam filmlerinin trafik kurallarına göre yasak olmasının nedeninin, kazalarda can güvenliğini azaltması olduğunu söyledi.
Film uygulaması yapılan camların kırıldığında “tuz-buz olmadığını” ifade eden Aydın, şöyle devam etti:
“Camlar, araçlarda 'acil çıkış' görevi görür ve bu nedenle kırılacağı bir darbe aldığında, camın tamamı küçük parçalara ayrılacak şekilde imal edilir. Bu araçtan çıkışı kolaylaştırır ve kesilmeleri azaltır. Özellikle 'güvenlik filmi' olarak satılan film uygulanan camları ise kırıldıklarında tuz-buz olmazlar. Bir kaza sonrası araçtan çıkılması gerektiğinde kırmak da çok zordur. Ayrıca kaza sırasında büyük parçalar halinde kalan cam, keserek yaralanmalara neden olabilir. Filmi camların diğer olumsuz etkisi de gece sürüşünde görüşü azaltmasıdır.”
Aydın, cam filmlerinin güvenlik açısından tek olumlu yanının ise hırsızların camı dışarıdan kırmak istediklerinde bunu zorlaştırması olduğunu, ancak mal güvenliğinden önce can güvenliğinin geldiğini söyledi.
Cilt sorunu olanlar
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hamdi Memişoğlu ise krom, nikel ve çinko metaller içeren plastik filmli camların, zararlı Ultraviyole A ışınlarını önemli oranda bloke ettiğini belirtti.
Güneşe karşı daha duyarlı olması gereken cilt hastalarının özellikle gün ortasında yapılan uzun seyahatlerde otomobil içinde korunabilmesi için bu tür bir koruyucu zırha ihtiyaç olduğunu belirten Memişoğlu, “kullanımı yasak olan bu filmler, dermatolog raporu doğrultusunda kullanılabilmeli” dedi.
Otomobillerde en çok gerçekleştirilen modifiye olan camlara film uygulanması, trafik kurallarına göre 115 YTL ceza gerektiriyor. Aynı araç üç kez camları filmli şekilde ceza alması durumunda trafikten men edilirken, araçların zorunlu fenni muayenelerinde de camları filmi araçlara onay raporu verilmiyor.
Çukurova Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Otomotiv Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kadir Aydın, cam filmlerinin trafik kurallarına göre yasak olmasının nedeninin, kazalarda can güvenliğini azaltması olduğunu söyledi.
Film uygulaması yapılan camların kırıldığında “tuz-buz olmadığını” ifade eden Aydın, şöyle devam etti:
“Camlar, araçlarda 'acil çıkış' görevi görür ve bu nedenle kırılacağı bir darbe aldığında, camın tamamı küçük parçalara ayrılacak şekilde imal edilir. Bu araçtan çıkışı kolaylaştırır ve kesilmeleri azaltır. Özellikle 'güvenlik filmi' olarak satılan film uygulanan camları ise kırıldıklarında tuz-buz olmazlar. Bir kaza sonrası araçtan çıkılması gerektiğinde kırmak da çok zordur. Ayrıca kaza sırasında büyük parçalar halinde kalan cam, keserek yaralanmalara neden olabilir. Filmi camların diğer olumsuz etkisi de gece sürüşünde görüşü azaltmasıdır.”
Aydın, cam filmlerinin güvenlik açısından tek olumlu yanının ise hırsızların camı dışarıdan kırmak istediklerinde bunu zorlaştırması olduğunu, ancak mal güvenliğinden önce can güvenliğinin geldiğini söyledi.
Cilt sorunu olanlar
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Hamdi Memişoğlu ise krom, nikel ve çinko metaller içeren plastik filmli camların, zararlı Ultraviyole A ışınlarını önemli oranda bloke ettiğini belirtti.
Güneşe karşı daha duyarlı olması gereken cilt hastalarının özellikle gün ortasında yapılan uzun seyahatlerde otomobil içinde korunabilmesi için bu tür bir koruyucu zırha ihtiyaç olduğunu belirten Memişoğlu, “kullanımı yasak olan bu filmler, dermatolog raporu doğrultusunda kullanılabilmeli” dedi.
06 Haziran 2009 Cumartesi
Peugeot 308 CC satışa sunuldu
Fransız otomobil üreticisi Peugeot, cbriolet modellerine bir yenisini daha ekliyor. 308'in CC versiyonu ÖTV indirimi sona ermeden önce Türkiye'de satışa sunuldu.
2000-2008 yılları arasında 650 bin adetten fazla satış gerçekleştirdiği 206 CC, 207 CC ve 307 CC modelleri ile Peugeot, coupe cabriolet pazarında dünya liderliğini elinde bulunduruyor. Bu başarı doğrultusunda tasarlanan 308 CC, hem coupe hem de cabriolet konfigürasyonda son derece akıcı stili ile dikkat çekiyor. 308 CC’nin kusursuz hatları, büyüleyici ışık oyunları yaratan formlarla vurgulanıyor. Öncelikle yolcularının keyfi için düşünülmüş olan 308 CC, günlük yaşamda da otomobil kullanımını keyifli hale getiriyor.
Özgün karakterli, güçlü, güvenli ve dinamik 308 CC, dört mevsim cabriolet zevkini yaşatan ve dört koltuklu cabriolet segmentinde ilk defa sunulan Airwave Neck Heating System (boyun ısıtıcı sistem) ile farklılaşıyor. EuroNCAP çarpışma testlerinden en yüksek not olan 5 yıldız alan 308 CC de ESP, otomatik takla barları (güvenlik barları) ve yine segmentinde bir ilk olan ön koltuklara entegre kafa hava yastıkları ile beraber standart olarak sunuluyor.
Bir cabriolet araçta olması gereken tüm sürüş dinamiklerini en mükemmel şekilde barındıran 308 CC, tüm yolcularına titreşimsiz, dengeli, rüzgar korumalı üstün bir sürüş ve akustik konfor sağlıyor. 308 CC, geniş iç hacmi, benzersiz iç mekan tasarımı, cömert diz ve dirsek mesafesi sunan 4 koltuklu oturma düzeni, kaliteli malzeme ve işçilik kullanımı ile her mevsim cabriolet zevkini ulaşılabilir hale getiriyor.
Haziran ayında, ÖTV avantajı kapsamında Türkiye pazarına sunulan 308 CC’nin 1.6 THP 140 bg motor ile donatılmış otomatik şanzımanlı ve zengin donanımlı Feline versiyonu 57 bin 990 TL’lik özel fiyatı ile dikkat çekiyor. 1.6 VTi 120 bg manuel vitesli versiyonun ise önümüzdeki günlerde Türkiye pazarına sunulması planlanıyor.
2000-2008 yılları arasında 650 bin adetten fazla satış gerçekleştirdiği 206 CC, 207 CC ve 307 CC modelleri ile Peugeot, coupe cabriolet pazarında dünya liderliğini elinde bulunduruyor. Bu başarı doğrultusunda tasarlanan 308 CC, hem coupe hem de cabriolet konfigürasyonda son derece akıcı stili ile dikkat çekiyor. 308 CC’nin kusursuz hatları, büyüleyici ışık oyunları yaratan formlarla vurgulanıyor. Öncelikle yolcularının keyfi için düşünülmüş olan 308 CC, günlük yaşamda da otomobil kullanımını keyifli hale getiriyor.
Özgün karakterli, güçlü, güvenli ve dinamik 308 CC, dört mevsim cabriolet zevkini yaşatan ve dört koltuklu cabriolet segmentinde ilk defa sunulan Airwave Neck Heating System (boyun ısıtıcı sistem) ile farklılaşıyor. EuroNCAP çarpışma testlerinden en yüksek not olan 5 yıldız alan 308 CC de ESP, otomatik takla barları (güvenlik barları) ve yine segmentinde bir ilk olan ön koltuklara entegre kafa hava yastıkları ile beraber standart olarak sunuluyor.
Bir cabriolet araçta olması gereken tüm sürüş dinamiklerini en mükemmel şekilde barındıran 308 CC, tüm yolcularına titreşimsiz, dengeli, rüzgar korumalı üstün bir sürüş ve akustik konfor sağlıyor. 308 CC, geniş iç hacmi, benzersiz iç mekan tasarımı, cömert diz ve dirsek mesafesi sunan 4 koltuklu oturma düzeni, kaliteli malzeme ve işçilik kullanımı ile her mevsim cabriolet zevkini ulaşılabilir hale getiriyor.
Haziran ayında, ÖTV avantajı kapsamında Türkiye pazarına sunulan 308 CC’nin 1.6 THP 140 bg motor ile donatılmış otomatik şanzımanlı ve zengin donanımlı Feline versiyonu 57 bin 990 TL’lik özel fiyatı ile dikkat çekiyor. 1.6 VTi 120 bg manuel vitesli versiyonun ise önümüzdeki günlerde Türkiye pazarına sunulması planlanıyor.
VW'ın Pick-up modelinin adı "Amarok"
Yeni Volkswagen Pick-up'ın adı Amarok olarak belirlendi. Amarok, Avrupalı bir üretici tarafından üretilen ilk pick-up olma özelliğini taşıyor.
Yeni Volkswagen Pick-up’ın adı Amarok olarak belirlendi. Kurt anlamına gelen “Amarok” Kanada'nın kuzeyi ve Grönland'da yaşayan Eskimolar'ın (Inuit) dilinden alındı. Eskimo halklarından olan Inuitler kurdu vahşi doğanın kralı olarak kabul ediyor. Amarok gücü, sağlamlığı, dayanıklılığı ve üstünlüğüyle etkileyici bir figür. Bu isim aynı zamanda bu aracın büyük pazarları olan Brezilya ve Arjantin'de konuşulan Roman dillerinde "taşları sever" anlamına geliyor. Bu ülkelerde pick-up araçları çok yönlülüğü nedeniyle hem eğlence hem de ticari amaçlı olarak büyük ilgi görüyor.
Amarok bir Avrupalı üreticinin ürettiği bu sınıftaki ilk araç olma özelliğini taşıyor. Volkswagen Grubu'nun büyüme stratejisinde önemli bir bileşeni oluşturan Amarok aynı zamanda Volkswagen için yeni bir araç sınıfına giriş anlamına geliyor. Volkswagen Ticari Araç CEO’su Stephan Schaller yaptığı açıklamada, " Bu isim bu sınıfta standartları yükseltecek pick-up aracımızın özelliklerine tam olarak uyuyor. Amarok, markamızı daha da uluslararası bir boyuta yükseltiyor. Volkswagen Ticari Araç, bütün grubun büyümesinde son derece önemli olan ve küresel model ailemizde mantıklı stratejik bir genişlemeyi oluşturan bu aracı geliştirmekten, üretmekten ve satmaktan gurur duyuyor." dedi.
Sıfırdan üretilen Volkswagen Amarok, dört tekerlekten çekişe sahip çift kabinli bir pick-up olarak pazara sunulmaya başlanacak. Araç sadece en gelişmiş, sağlam mühendislik özelliklerini değil, aynı zamanda verimli motorları ve güncel Volkswagen tasarımının izlerini de taşıyor. Motorda gelecek neslin en gelişmiş teknolojiye sahip, güçlü ve verimli common rail turbo dizel enjeksiyon (TDI) sistemi kullanılacak. Amarok’un yakıt tüketimi ve egzoz atıkları pick-up kategorisindeki yeni en iyi değerleri oluşturacak.
Amarok’un önce 2010 yılında Güney Amerika’da ardından Avrupa ve Afrika ile Avustralya'da sunulması planlanıyor.
Yeni Volkswagen Pick-up’ın adı Amarok olarak belirlendi. Kurt anlamına gelen “Amarok” Kanada'nın kuzeyi ve Grönland'da yaşayan Eskimolar'ın (Inuit) dilinden alındı. Eskimo halklarından olan Inuitler kurdu vahşi doğanın kralı olarak kabul ediyor. Amarok gücü, sağlamlığı, dayanıklılığı ve üstünlüğüyle etkileyici bir figür. Bu isim aynı zamanda bu aracın büyük pazarları olan Brezilya ve Arjantin'de konuşulan Roman dillerinde "taşları sever" anlamına geliyor. Bu ülkelerde pick-up araçları çok yönlülüğü nedeniyle hem eğlence hem de ticari amaçlı olarak büyük ilgi görüyor.
Amarok bir Avrupalı üreticinin ürettiği bu sınıftaki ilk araç olma özelliğini taşıyor. Volkswagen Grubu'nun büyüme stratejisinde önemli bir bileşeni oluşturan Amarok aynı zamanda Volkswagen için yeni bir araç sınıfına giriş anlamına geliyor. Volkswagen Ticari Araç CEO’su Stephan Schaller yaptığı açıklamada, " Bu isim bu sınıfta standartları yükseltecek pick-up aracımızın özelliklerine tam olarak uyuyor. Amarok, markamızı daha da uluslararası bir boyuta yükseltiyor. Volkswagen Ticari Araç, bütün grubun büyümesinde son derece önemli olan ve küresel model ailemizde mantıklı stratejik bir genişlemeyi oluşturan bu aracı geliştirmekten, üretmekten ve satmaktan gurur duyuyor." dedi.
Sıfırdan üretilen Volkswagen Amarok, dört tekerlekten çekişe sahip çift kabinli bir pick-up olarak pazara sunulmaya başlanacak. Araç sadece en gelişmiş, sağlam mühendislik özelliklerini değil, aynı zamanda verimli motorları ve güncel Volkswagen tasarımının izlerini de taşıyor. Motorda gelecek neslin en gelişmiş teknolojiye sahip, güçlü ve verimli common rail turbo dizel enjeksiyon (TDI) sistemi kullanılacak. Amarok’un yakıt tüketimi ve egzoz atıkları pick-up kategorisindeki yeni en iyi değerleri oluşturacak.
Amarok’un önce 2010 yılında Güney Amerika’da ardından Avrupa ve Afrika ile Avustralya'da sunulması planlanıyor.
Civic HB'e yeni otomatik şanzıman
Geçtiğimiz Şubat ayında hem iç mekanında hem de dışında yapılan değişiklikler ve eklenen yeni standart donanımlarla kalite çıtasını yükselten Civic HB, şimdi de yeni otomatik şanzımanı ile sürüş keyfini bir üst noktaya çıkarıyor.
Honda Civic Hatchback’in, yakıt tasarrufu, düşük emisyon değerleri ve yüksek performans seviyeleri sunan 1.8 lt. i-VTEC motoruna daha önce eşlik eden 6 ileri otomatikleştirilmiş manuel şanzıman yerini Civic sedan modelinde başarısını kanıtlamış 5 ileri otomatik şanzımana bırakıyor. Yeni otomatik şanzıman düşük dişli sürtünmesi sayesinde sunduğu sessiz vites geçişleri ve düşük yakıt tüketiminin yanısıra, yeni tork konvertörü, sınıfının en hafif yapısına sahip olmasını sağlıyor.
Sürüş keyfini maksimize eden yeni otomatik şanzıman ile donatılan Civic Hatchback, eklenen arka park sensörü ve lastik hava basıncı göstergesi ile sürücüye daha güvenli sürüş imkanını sunarken, geliştirilen süspansiyon ve akustik yalıtım sistemi de daha konforlu yolculuklar sağlıyor.
Honda Civic Hatchback’in, yakıt tasarrufu, düşük emisyon değerleri ve yüksek performans seviyeleri sunan 1.8 lt. i-VTEC motoruna daha önce eşlik eden 6 ileri otomatikleştirilmiş manuel şanzıman yerini Civic sedan modelinde başarısını kanıtlamış 5 ileri otomatik şanzımana bırakıyor. Yeni otomatik şanzıman düşük dişli sürtünmesi sayesinde sunduğu sessiz vites geçişleri ve düşük yakıt tüketiminin yanısıra, yeni tork konvertörü, sınıfının en hafif yapısına sahip olmasını sağlıyor.
Sürüş keyfini maksimize eden yeni otomatik şanzıman ile donatılan Civic Hatchback, eklenen arka park sensörü ve lastik hava basıncı göstergesi ile sürücüye daha güvenli sürüş imkanını sunarken, geliştirilen süspansiyon ve akustik yalıtım sistemi de daha konforlu yolculuklar sağlıyor.
Suzuki yılı kârla kapattı
Suzuki, global pazarda Nisan 2008 – Nisan 2009 mali yılını 27 milyar Yen kâr elde ederek bitirdi. Suzuki tüm dünyada 2 milyon 450 bin otomobil satarken Avrupa’daki satışlarını artırma başarısı gösterdi.
Dünya’nın önde gelen otomobil, motosiklet ve marin üreticilerinden Suzuki Motor Corporation, yılı finansal raporunu açıkladı. Bu rapora göre Japon mali yılı sayılan Nisan 2008-Nisan 2009 döneminde Suzuki, dünya çapında 27 milyar Yen kâr elde etti. Dünya pazarında 2 milyon 450 bin adet araç satan Suzuki, Avrupa’da aynı dönemde 400 bin araç satarak buradaki satış adetini bir önceki yıla göre yüzde 2,5 yükseltmiş oldu.
Suzuki Motor Corporation Başkanı ve CEO’su Osamu, Suzuki Nisan 2008-Nisan 2009 mali yılı raporuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, global ölçekte yaşanan krizin özellikle otomotiv sektöründe kendini daha fazla hisettirdiğini belirterek, Suzuki’nin bu zorlu virajı en az hasarla kapatacağına inandığını ifade etti. “Suzuki markası gücünü, pazarda hep önde olan modellerinden almaktadır, bu nedenle finansal kriz Suzuki’yi diğer markaları etkilediği kadar etkilemeyecektir” dedi.
Amerika pazarındaki risk pozisyonu düşük olan Suzuki markasının özellikle Avrupa operasyonunda satışlarının yükseldiğini ifade eden Suzuki Türkiye Murahhas Azası Ali Savcı, “Bu başarıda Suzuki Türkiye’nin de payı var. 2008 yılı son çeyreğinden itibaren pazarda ciddi bir daralma yaşanmasına rağmen satışlarımız tatminkar bir düzeyde seyrederek 2009 Nisan ayı itibariyle 2900 adete ulaştı. Global krizin etkilerinin yavaşlayıp olumlu gelişmelerin başlaması ve dünya otomotiv pazarında yeniden yapılanma sürecinin hızla tamamlanması ile Suzuki güçlü bir şekilde pazarda yerini almaya devam edecektir” dedi.
Dünya’nın önde gelen otomobil, motosiklet ve marin üreticilerinden Suzuki Motor Corporation, yılı finansal raporunu açıkladı. Bu rapora göre Japon mali yılı sayılan Nisan 2008-Nisan 2009 döneminde Suzuki, dünya çapında 27 milyar Yen kâr elde etti. Dünya pazarında 2 milyon 450 bin adet araç satan Suzuki, Avrupa’da aynı dönemde 400 bin araç satarak buradaki satış adetini bir önceki yıla göre yüzde 2,5 yükseltmiş oldu.
Suzuki Motor Corporation Başkanı ve CEO’su Osamu, Suzuki Nisan 2008-Nisan 2009 mali yılı raporuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, global ölçekte yaşanan krizin özellikle otomotiv sektöründe kendini daha fazla hisettirdiğini belirterek, Suzuki’nin bu zorlu virajı en az hasarla kapatacağına inandığını ifade etti. “Suzuki markası gücünü, pazarda hep önde olan modellerinden almaktadır, bu nedenle finansal kriz Suzuki’yi diğer markaları etkilediği kadar etkilemeyecektir” dedi.
Amerika pazarındaki risk pozisyonu düşük olan Suzuki markasının özellikle Avrupa operasyonunda satışlarının yükseldiğini ifade eden Suzuki Türkiye Murahhas Azası Ali Savcı, “Bu başarıda Suzuki Türkiye’nin de payı var. 2008 yılı son çeyreğinden itibaren pazarda ciddi bir daralma yaşanmasına rağmen satışlarımız tatminkar bir düzeyde seyrederek 2009 Nisan ayı itibariyle 2900 adete ulaştı. Global krizin etkilerinin yavaşlayıp olumlu gelişmelerin başlaması ve dünya otomotiv pazarında yeniden yapılanma sürecinin hızla tamamlanması ile Suzuki güçlü bir şekilde pazarda yerini almaya devam edecektir” dedi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)